<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aziz Dağtekin &#8211; Ekonet Haber</title>
	<atom:link href="https://ekonethaber.net/tag/aziz-dagtekin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonethaber.net</link>
	<description>Taraftar Değil Haberciyiz</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Jun 2026 09:36:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.1</generator>

<image>
	<url>https://ekonethaber.net/wp-content/uploads/2018/05/cropped-eko-bayrak-1-32x32.jpg</url>
	<title>Aziz Dağtekin &#8211; Ekonet Haber</title>
	<link>https://ekonethaber.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nerede O Eski Biz? Asıl Kaybettiğimiz Şey Zaman Değil, Değerlerimiz</title>
		<link>https://ekonethaber.net/nerede-o-eski-biz-asil-kaybettigimiz-sey-zaman-degil-degerlerimiz/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/nerede-o-eski-biz-asil-kaybettigimiz-sey-zaman-degil-degerlerimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2026 09:36:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[ahlaki çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[aile değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[birlik ve beraberlik]]></category>
		<category><![CDATA[değerler eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim ve kültür]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişten geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[gelenek ve görenekler]]></category>
		<category><![CDATA[gelenekten geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik ve gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel erozyon]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel miras]]></category>
		<category><![CDATA[manevi değerler]]></category>
		<category><![CDATA[milli bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[milli değerler]]></category>
		<category><![CDATA[milli duruş]]></category>
		<category><![CDATA[milli kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[milli ve manevi miras]]></category>
		<category><![CDATA[nesiller arası bağ]]></category>
		<category><![CDATA[özüne dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[özünü unutmayan nesil]]></category>
		<category><![CDATA[pazar sohbeti]]></category>
		<category><![CDATA[pazar yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[saygı ve sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal çözülme]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal değerler]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun aynası]]></category>
		<category><![CDATA[Türk gençliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türk töresi]]></category>
		<category><![CDATA[umut ve gelecek.]]></category>
		<category><![CDATA[vatan sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan muhasebesi]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan ve ahlak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=83827</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti Bir ozanın yüreğinden dökülen sözler, milyonların vicdanında yankı buluyor. Sorulması gereken soru şu: Değişen zaman mı, yoksa değişen biz miyiz? Pazar sabahları insanın kendisiyle konuştuğu zamanlardır. Haftanın telaşı biraz olsun diner, şehir biraz yavaşlar, insanın kulağı da kalbine daha çok yaklaşır. Bugün öyle bir pazar sabahında, bir ozanın yüreğinden dökülen &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti</h1>
<blockquote>
<h3><strong><em>Bir ozanın yüreğinden dökülen sözler, milyonların vicdanında yankı buluyor. Sorulması gereken soru şu: Değişen zaman mı, yoksa değişen biz miyiz?</em></strong></h3>
</blockquote>
<p class="isSelectedEnd">Pazar sabahları insanın kendisiyle konuştuğu zamanlardır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Haftanın telaşı biraz olsun diner, şehir biraz yavaşlar, insanın kulağı da kalbine daha çok yaklaşır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün öyle bir pazar sabahında, bir ozanın yüreğinden dökülen sözlere takıldı aklım.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sorduğu soru aslında hepimizeydi:</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>&#8220;Nerede o eski biz?&#8221;</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Dikkat edin&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd"><em><strong>&#8220;Nerede o eski günler?&#8221;</strong></em> demiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><em><strong>&#8220;Nerede o eski insanlar?&#8221;</strong></em> da demiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Doğrudan bizi soruyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü mesele zamanın değişmesi değil.</p>
<p class="isSelectedEnd">Mesele insanın değişmesi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eskiden insanların daha zengin olduğunu söyleyemeyiz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Daha lüks evlerde yaşadığını da&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Daha çok imkana sahip olduğunu hiç söyleyemeyiz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ama bir şey vardı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Birbirimize karşı daha fazla saygımız vardı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir sofranın bereketi sadece yemekle ölçülmezdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir mahallenin değeri binalarıyla değil, insanlarıyla bilinirdi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bir büyüğün sözü nasihat, bir küçüğün hatası emanet sayılırdı.</p>
<p class="isSelectedEnd">Şimdi dönüp etrafımıza bakıyoruz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirinin adını bilmiyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aynı sokakta yürüyenler birbirinin gözünün içine bakmıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd">Aynı masada oturanlar bile aynı duyguyu paylaşamıyor.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Peki ne oldu bize?</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bu soru siyasetin de üstünde&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Ekonominin de üstünde&#8230;</p>
<p class="isSelectedEnd">Gündelik tartışmaların da üstünde bir soru.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü bir millet önce kalbinde güçlenir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Kalbi yorulan toplumların ayakta kalması zorlaşır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün çocuklarımız için kaygılanıyoruz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Gençlerden şikayet ediyoruz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Eğitimden yakınıyoruz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Sosyal medyanın insanları değiştirdiğini söylüyoruz.</p>
<p class="isSelectedEnd">Belki de biraz durup şu soruyu sormamız gerekiyor:</p>
<p class="isSelectedEnd"><em><strong>Biz çocuklarımıza neyi miras bırakıyoruz?</strong></em></p>
<p class="isSelectedEnd">Daha büyük evler mi?</p>
<p class="isSelectedEnd">Daha pahalı arabalar mı?</p>
<p class="isSelectedEnd">Yoksa karakter mi?</p>
<p class="isSelectedEnd">Vicdan mı?</p>
<p class="isSelectedEnd">Merhamet mi?</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü insanı ayakta tutan bina değil, değerlerdir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Milleti ayakta tutan para değil, ortak vicdandır.</p>
<p class="isSelectedEnd">İşte yıllardır adına <strong>&#8220;töre&#8221;</strong> dediğimiz şey de tam olarak budur.</p>
<p class="isSelectedEnd"><strong>Töre&#8230;</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Bazılarının sandığı gibi baskı değil.</p>
<p class="isSelectedEnd"><em><strong>Töre; büyüğe saygıdır.</strong></em></p>
<p class="isSelectedEnd"><em><strong>Töre; küçüğe şefkattir.</strong></em></p>
<p class="isSelectedEnd"><em><strong>Töre; komşunun hakkını gözetmektir.</strong></em></p>
<p class="isSelectedEnd"><em><strong>Töre; yetimin başını okşamaktır.</strong></em></p>
<p class="isSelectedEnd"><em><strong>Töre; doğruluktan ayrılmamaktır.</strong></em></p>
<p class="isSelectedEnd"><em><strong>Töre; insan kalabilmektir.</strong></em></p>
<p class="isSelectedEnd">Bugün kaybetmekten korkmamız gereken şey sadece ekonomik değerler değildir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Asıl korkmamız gereken, bizi biz yapan değerlerin sessizce elimizden kayıp gitmesidir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü milli kimlik sadece nüfus cüzdanında yazan bir ifade değildir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Milli kimlik; bir milletin hafızasıdır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Vicdanıdır.</p>
<p class="isSelectedEnd">Karakteridir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Ve geleceğe bıraktığı izdir.</p>
<p class="isSelectedEnd">Karamsar değilim.</p>
<p class="isSelectedEnd">Çünkü bu millet daha zor zamanları da gördü.</p>
<p class="isSelectedEnd">Küllerinden yeniden doğmasını da bildi.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeter ki birbirimizi dinlemeyi unutmayalım.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeter ki doğruluktan vazgeçmeyelim.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeter ki çocuklarımıza sadece başarıyı değil, ahlakı da öğretelim.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yeter ki birbirimize yeniden selam vermeyi hatırlayalım.</p>
<p class="isSelectedEnd">Belki o zaman kaybettiğimizi sandığımız birçok şeyin aslında hala içimizde yaşadığını göreceğiz.</p>
<div class="relative basis-auto flex-col -mb-(--composer-overlap-px) pb-(--composer-overlap-px) [--composer-overlap-px:28px] grow flex" data-voice-floating-orb-focus-background="">
<div class="flex flex-col text-sm">
<div class="qMYqUG_convSearchResultHighlightRoot">
<div class="" data-turn-id-container="request-6a24880a-7768-83eb-82fc-77e23662e554-5" data-is-intersecting="true">
<section class="text-token-text-primary w-full focus:outline-none has-data-writing-block:pointer-events-none [&amp;:has([data-writing-block])&gt;*]:pointer-events-auto R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" data-turn-id="request-6a24880a-7768-83eb-82fc-77e23662e554-5" data-turn-id-container="request-6a24880a-7768-83eb-82fc-77e23662e554-5" data-testid="conversation-turn-18" data-scroll-anchor="false" data-turn="assistant">
<div class="text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)">
<div class="[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn" data-conversation-screenshot-content="">
<div class="flex max-w-full flex-col gap-4 grow">
<div class="min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&amp;]:mt-1" dir="auto" tabindex="0" data-message-author-role="assistant" data-message-id="10bf4c62-63d8-4995-a8ae-5f3807c9e12c" data-message-model-slug="gpt-5-5" data-turn-start-message="true">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden">
<div class="markdown prose dark:prose-invert wrap-break-word w-full light markdown-new-styling">
<p data-start="93" data-end="107">Bugün pazar&#8230;</p>
<p data-start="112" data-end="126">Biraz duralım.</p>
<p data-start="131" data-end="147">Biraz düşünelim.</p>
<p data-start="152" data-end="183">Ve kendimize şu soruyu soralım:</p>
<p data-start="188" data-end="225"><em><strong>Sorun gerçekten zamanın değişmesi mi?</strong></em></p>
<p data-start="230" data-end="256"><em><strong>Yoksa bizim değişmemiz mi?</strong></em></p>
<p data-start="261" data-end="314">Cevabı vicdanında bulan herkes için umut hala vardır.</p>
<p data-start="319" data-end="355">Çünkü vicdan ölmedikçe millet ölmez.</p>
<p data-start="360" data-end="414">Çünkü özünü kaybetmeyen toplumlar yolunu da kaybetmez.</p>
<p data-start="419" data-end="482">Çünkü töresine sahip çıkan nesiller, geleceğine de sahip çıkar.</p>
<p data-start="487" data-end="604">Gelin, çocuklarımıza yalnızca güçlü bir ülke değil; güçlü karakterler, sağlam değerler ve temiz bir vicdan bırakalım.</p>
<p data-start="609" data-end="706">Unutmayalım ki bir milleti ayakta tutan binalar değil, inançlarıdır; serveti değil, şahsiyetidir.</p>
<p data-start="711" data-end="829">Töresini, kültürünü, milli ve manevi değerlerini yaşatan her yürek, bu ülkenin yarınlarına yakılmış bir umut ışığıdır.</p>
<p data-start="834" data-end="941"><strong data-start="834" data-end="941">Töresini unutmayanlara, özünü kaybetmeyenlere, geçmişinden güç alıp geleceğe yürüyenlere selam olsun&#8230;</strong></p>
<p data-start="946" data-end="1012" data-is-last-node=""><strong data-start="946" data-end="1012" data-is-last-node="">Töresini ve özünü unutmayan bir nesil umuduyla, hoşça kalın&#8230;</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/nerede-o-eski-biz-asil-kaybettigimiz-sey-zaman-degil-degerlerimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Kime Yar Olacak?</title>
		<link>https://ekonethaber.net/chp-kime-yar-olacak/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/chp-kime-yar-olacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2026 21:13:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[belediye yolsuzlukları]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[CHP analiz]]></category>
		<category><![CDATA[CHP delegeleri]]></category>
		<category><![CDATA[CHP gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[CHP iç hesaplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP içi mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[CHP krizi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP kurultay tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[CHP tabanı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP tabanının beklentisi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP yorum]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'de arınma süreci]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'de değişim tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'de dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'de FETÖ tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'de güç savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'de kırılma noktası]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'de liderlik krizi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'de parti içi çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'de yolsuzluk iddiaları]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'nin asıl sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'nin geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'nin geleceği ne olacak]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'nin kimlik arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de değişim]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de hesaplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de yeni dönem]]></category>
		<category><![CDATA[güncel siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıçdaroğlu açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıçdaroğlu özür konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefetin geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefette kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[parti içi muhasebe]]></category>
		<category><![CDATA[şaibeli kurultay]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi gündem]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi rant düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi yorum]]></category>
		<category><![CDATA[son dakika CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Türk siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Türk siyasetinde kırılma]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=83685</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti Bir parti düşünün&#8230; Mahkeme salonlarında tartışılıyor. Kurultayları şaibe iddialarıyla anılıyor. Eski genel başkanı çıkıp &#8220;özür diliyorum&#8221; diyerek kendi dönemine hançer vuruyor. Ve herkes aynı soruyu soruyor: CHP&#8217;nin asıl sorunu iktidar mı, yoksa CHP&#8217;nin kendisi mi? Kemal Kılıçdaroğlu&#8216;nun sözleri sıradan bir siyasi konuşma değildi. Bu konuşma, yıllardır kapalı kapılar ar dında &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Aziz Dağtekin İle Pazar Sohbeti</strong></h2>
<hr />
<p>Bir parti düşünün&#8230;</p>
<p>Mahkeme salonlarında tartışılıyor.</p>
<p>Kurultayları şaibe iddialarıyla anılıyor.</p>
<p>Eski genel başkanı çıkıp <strong>&#8220;özür diliyorum&#8221;</strong> diyerek kendi dönemine hançer vuruyor.</p>
<p>Ve herkes aynı soruyu soruyor:</p>
<p>CHP&#8217;nin asıl sorunu iktidar mı, yoksa CHP&#8217;nin kendisi mi?</p>
<p><strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun sözleri sıradan bir siyasi konuşma değildi.</p>
<p>Bu konuşma, yıllardır kapalı kapılar ar</p>
<p>dında fısıldanan tartışmaların yüksek sesle dile getirilmesiydi.</p>
<p>Çünkü <strong>Kılıçdaroğlu</strong> ilk kez sadece rakiplerini değil, kendi dönemini de sorguladı.</p>
<p><strong>&#8220;FETÖ ajanlarını fark edemedim&#8221;</strong> dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Hortumları kesemedim&#8221;</strong> dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Belediyelerde harama bulaşanları ayıklayamadım&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>Asıl soru şu:</p>
<p>Bu sözler geçmişe mi yönelikti?</p>
<p>Yoksa bugün CHP&#8217;yi yöneten kadrolara mı?</p>
<p>İsim verilmedi.</p>
<p>Ama siyasette bazen isim vermemek, isim vermekten daha yüksek ses çıkarır.</p>
<p>Bugün CHP iki ayrı fotoğraf veriyor.</p>
<p>Bir tarafta <strong>&#8220;değişim&#8221;</strong> diyerek yola çıkanlar.</p>
<p>Diğer tarafta <strong>&#8220;önce arınma&#8221;</strong> diyenler.</p>
<p>Bir tarafta koltuğu kazanmanın yeterli olduğunu düşünenler.</p>
<p>Diğer tarafta partinin ruhunu kaybettiğini söyleyenler.</p>
<p>İşte CHP&#8217;nin kaderi tam burada düğümleniyor.</p>
<p>Çünkü mesele artık genel başkanlık yarışı değil.</p>
<p>Mesele, CHP&#8217;nin hangi kimlikle yoluna devam edeceği.</p>
<p>Parti; şaibe tartışmalarıyla mı anılacak?</p>
<p>Yoksa kendi içindeki hesaplaşmayı yapıp yeni bir sayfa mı açacak?</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun konuşmasının satır aralarında gizlenen asıl soru da bu.</p>
<p>CHP kime yar olacak?</p>
<p>Parti içine sızdığı iddia edilen yapılara mı?</p>
<p>Siyasi rant düzenlerine mi?</p>
<p>Yoksa köklü bir muhasebe ve arınma talep eden tabanına mı?</p>
<p>Türk siyasetinde bazen seçimlerden daha önemli kırılmalar vardır.</p>
<p>Bugün CHP&#8217;nin yaşadığı tam da böyle bir kırılmadır.</p>
<p>Çünkü artık tartışma kimin genel başkan olacağı değildir.</p>
<p>Tartışma, CHP&#8217;nin ne olacağıdır.</p>
<p>Ve bu sorunun cevabı sadece CHP&#8217;nin değil, Türkiye siyasetinin önümüzdeki yıllarını da belirleyecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/chp-kime-yar-olacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Pusula!&#8230;</title>
		<link>https://ekonethaber.net/milli-pusula/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/milli-pusula/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 21:10:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[emperyal düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan liderliği]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[küresel medya Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[milli savunma hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli teknoloji hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye analiz yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye bağımsızlık politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye dış politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin ekseni]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin yükselişi]]></category>
		<category><![CDATA[yerli İHA]]></category>
		<category><![CDATA[yerli savunma sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[yerli ve milli politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=83649</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Bazı milletler vardır… Haritaya bakarak yön bulur. Bazı milletler vardır… Rüzgâra göre saf değiştirir. Bir de bazı milletler vardır ki; Yüzyıllarca başkalarının çizdiği rotalarda yürütülür… Kendi gemisinin kaptanı olduğunu sanırken, Aslında başkasının limanına yük taşıdığını yıllar sonra anlar. Türkiye işte tam da böyle bir eşikten geçti… Bu millet uzun yıllar boyunca kendi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Bazı milletler vardır…<br />
Haritaya bakarak yön bulur.</p>
<p>Bazı milletler vardır…<br />
Rüzgâra göre saf değiştirir.</p>
<p>Bir de bazı milletler vardır ki;<br />
Yüzyıllarca başkalarının çizdiği rotalarda yürütülür…<br />
Kendi gemisinin kaptanı olduğunu sanırken,<br />
Aslında başkasının limanına yük taşıdığını yıllar sonra anlar.</p>
<p>Türkiye işte tam da böyle bir eşikten geçti…</p>
<p>Bu millet uzun yıllar boyunca kendi iradesiyle değil,<br />
kendisine uygun görülen sınırlar içinde nefes aldı.<br />
Ekonomisi başka merkezlere bağlandı,<br />
siyaseti başka başkentlerde yorumlandı,<br />
manşetleri başka odalarda yazıldı.</p>
<p>Birileri bu ülkeye sürekli şunu fısıldadı:</p>
<p><strong>“Büyüme ama taşma…</strong><br />
<strong>Yüksel ama şahlanma…</strong><br />
<strong>Savun ama meydan okuma…</strong><br />
<strong>İtaat et ki medeni sayılırsın…”</strong></p>
<p>Çünkü onlar için güçlü Türkiye;<br />
hesap bozan Türkiye’ydi.</p>
<p>Kendi İHA’sını yapan değil,<br />
başkasının hurdasına muhtaç kalan Türkiye makbuldü.</p>
<p>Gazze’ye ağlayan değil,<br />
susup önüne bakan Türkiye makbuldü.</p>
<p>Afrika’da mazlumun elini tutan değil,<br />
Paris’ten izin alan Türkiye makbuldü.</p>
<p>Ama hesap etmedikleri bir şey vardı:</p>
<p>Bu milletin hafızası ölmemişti…</p>
<p>Bir gün çıktı Anadolu’nun içinden bir siyasi damar…<br />
Ve dedi ki: <strong>Türkiye, sadece sınırlarından ibaret değildir.</strong></p>
<p>İşte kavga o gün başladı.</p>
<p>Çünkü mesele bir parti meselesi değildi artık.<br />
Mesele yön meselesiydi…<br />
Pusula meselesiydi…</p>
<p>Yıllarca yüzünü Batı’ya dönmekle modernleşeceğini sanan bir ülke,<br />
ilk kez kendi aynasına bakmaya başladı.</p>
<p>Savunma sanayiindeki her adım,<br />
sadece teknik bir başarı değildi;<br />
zincir kırma operasyonuydu.</p>
<p>Yerli motor…<br />
Yerli füze…<br />
Yerli enerji hamlesi…<br />
Bunların hepsi aynı cümlenin parçalarıydı: Ben artık kendi kararımı kendim veririm.</p>
<p>İşte emperyal düzenin korkusu tam burada başladı.</p>
<p>Çünkü onlar Türkiye’yi güçlü olduğu için değil,<br />
itaatkâr olduğu sürece seviyorlardı.</p>
<p>Bir zamanlar darbelerle hizaya çekilen bu millet,<br />
şimdi sandıkla direniyordu.</p>
<p>Eskiden manşetlerle ayar verilen siyaset,<br />
şimdi milletin sokağından besleniyordu.</p>
<p>Ve en çok da buna öfkeleniyorlardı…</p>
<p>Bakın dikkat edin:<br />
Türkiye ne zaman kendi çıkarını savunsa,<br />
aynı anda bütün küresel medya aynı dili konuşuyor.</p>
<p>Bir bakıyorsunuz Londra’daki gazete,<br />
Berlin’deki ekran,<br />
Washington’daki düşünce kuruluşu,<br />
aynı cümleyi kuruyor: Türkiye eksen kayıyor…</p>
<p>Hayır…</p>
<p>Türkiye’nin ekseni kaymıyor.<br />
Türkiye ilk kez kendi eksenine oturuyor.</p>
<p>Asıl problem bu.</p>
<p>Çünkü güçlü Türkiye;<br />
sadece enerji denkleminde değil,<br />
zihin haritasında da deprem etkisi oluşturuyor.</p>
<p>Bir zamanlar yardım isteyen ülke,<br />
şimdi oyun kuran ülkeye dönüşüyor.</p>
<p>Ve bu dönüşüm,<br />
küresel düzenin konforunu bozuyor.</p>
<p>Bugün Türkiye’nin attığı her bağımsız adım,<br />
sadece siyasi değil;<br />
medeniyet psikolojisinin yeniden ayağa kalkışıdır.</p>
<p>Onun için bazı çevreler Erdoğan ismini duyunca öfkeye kapılıyor.<br />
Çünkü onlar bir kişiden çok,<br />
bir kırılmadan korkuyorlar.</p>
<p>Korkuları şu:</p>
<p>Ya bu millet gerçekten kendine inanırsa?</p>
<p>İşte o zaman sadece ekonomi değişmez…<br />
Dünya dengesi değişir.</p>
<p>Artık mesele şudur:</p>
<p>Türkiye yeniden kendi hikâyesini mi yazacak,<br />
yoksa başkalarının dipnotu olmaya devam mı edecek?</p>
<p>Bu soru yalnız bugünün değil,<br />
önümüzdeki yüz yılın sorusudur.</p>
<p>Ve tarih şunu defalarca göstermiştir:</p>
<p>Kendi pusulasını kaybeden milletler,<br />
başkasının haritasında kaybolur.</p>
<p>Ama kendi yönünü bulan milletleri,<br />
hiçbir fırtına durduramaz…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/milli-pusula/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu’nun “Arınma” Mesajı Parti İçindeki Fay Hatlarını Patlattı</title>
		<link>https://ekonethaber.net/kilicdaroglunun-arinma-mesaji-parti-icindeki-fay-hatlarini-patlatti/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/kilicdaroglunun-arinma-mesaji-parti-icindeki-fay-hatlarini-patlatti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 08:39:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara kulisleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayağa Kalkın manifestosu]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[CHP arınma mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP delegeleri]]></category>
		<category><![CDATA[CHP hizip savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP iç savaş]]></category>
		<category><![CDATA[CHP ideolojik kırılma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP krizi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP manifesto]]></category>
		<category><![CDATA[CHP parti içi kavga]]></category>
		<category><![CDATA[CHP son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[CHP tabanı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP tartışma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de bölünme iddiası]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de değişim]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de hesaplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de kriz büyüyor]]></category>
		<category><![CDATA[CHP’de tasfiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıçdaroğlu açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi manifesto]]></category>
		<category><![CDATA[Türk siyaseti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=83489</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bugün, uzun zamandır görmediği bir fırtınanın tam merkezinde. Bir yanda &#8220;partinin ideolojik hattından koparıldığını&#8221; savunan ve örgüte &#8220;Ayağa kalkın&#8221; çağrısı yapan bir manifesto; diğer yanda ise partiyi &#8220;emanet&#8221; olarak tanımlayıp &#8220;Bu ulu çınarın gölgesi haramın sığınağı olamaz&#8221; diyerek yönetimi isim vermeden hedef tahtasına oturtan eski Genel Başkan Kemal &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-path-to-node="3"><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p data-path-to-node="3">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bugün, uzun zamandır görmediği bir fırtınanın tam merkezinde. Bir yanda <strong><em>&#8220;partinin ideolojik hattından koparıldığını&#8221;</em></strong> savunan ve örgüte <strong>&#8220;Ayağa kalkın&#8221;</strong> çağrısı yapan bir manifesto; diğer yanda ise partiyi <strong>&#8220;emanet&#8221;</strong> olarak tanımlayıp <em><strong>&#8220;Bu ulu çınarın gölgesi haramın sığınağı olamaz&#8221;</strong></em> diyerek yönetimi isim vermeden hedef tahtasına oturtan eski Genel Başkan <strong>Kemal Kılıçdaroğlu.</strong></p>
<p data-path-to-node="4">CHP içinde taşlar yerinden oynuyor. Peki, bu sadece bir <em><strong>&#8220;eski genel başkan-yeni genel başkan&#8221;</strong></em> çekişmesi mi, yoksa partinin genetik kodlarında yaşanan bir kırılma mı?</p>
<p data-path-to-node="5"><b data-path-to-node="5" data-index-in-node="0">&#8220;Ayağa Kalkın&#8221; Çığlığı ve Siyasetsizlik Eleştirisi</b> Ortaya atılan manifesto, sıradan bir parti içi eleştiri metni değil. <strong>&#8220;Siyasetsizlik&#8221;</strong> vurgusuyla, mevcut yönetimin partiyi iktidar alternatifi olmaktan uzaklaştırdığı iddia ediliyor. En dikkat çekici nokta ise; ittifak ortaklarından yapılan <strong>&#8220;transferler&#8221;</strong> üzerinden dile getirilen ahlaki sorgulama. <strong><em>&#8220;Geleni bağrına basıyorsan, gidene sesini çıkaramazsın&#8221;</em></strong> cümlesi, aslında sadece bir eleştiri değil; partinin ideolojik omurgasının zayıfladığına dair bir uyarı çanı.</p>
<p data-path-to-node="6"><b data-path-to-node="6" data-index-in-node="0">Kılıçdaroğlu’nun &#8220;Arınma&#8221; Resti</b></p>
<p data-path-to-node="6">Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya üzerinden paylaştığı video, sessizliğini bozmasının ötesinde bir anlam taşıyor.<strong><em> &#8220;Emanete kara çalınamaz&#8221;</em></strong> ve <em><strong>&#8220;Gerektiğinde arınmayı da bilir&#8221;</strong></em> ifadeleri, mevcut yönetime doğrudan bir mesajdır. Kılıçdaroğlu, partinin temiz kalması adına bir<strong><em> &#8220;temizlik operasyonuna&#8221;</em></strong> ihtiyaç duyulduğunu, yani bir nevi <strong>&#8220;özüne dönme&#8221;</strong> hareketinin şart olduğunu ima ediyor.</p>
<p data-path-to-node="7">Yayınlanan <strong>&#8220;arınma&#8221;</strong> videosunun <strong>Ali Öztunç, Faik Öztrak</strong> gibi etkili ve tecrübeli isimler tarafından paylaşılması, CHP’nin içindeki fay hattının tahmin edilenden çok daha derin olduğunu gösteriyor. Bir yanda <strong>&#8220;güzel yaşlanma&#8221;</strong> göndermeleriyle <strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nu saf dışı bırakmaya çalışanlar, diğer yanda <em><strong>&#8220;disiplin süreçleri işletilsin&#8221;</strong> </em>diyen keskin kalemler&#8230;</p>
<p data-path-to-node="8"><b data-path-to-node="8" data-index-in-node="0">CHP’yi Neler Bekliyor?</b></p>
<p data-path-to-node="8">CHP, bir yol ayrımında. Ya manifesto ve Kılıçdaroğlu’nun söylemleriyle tetiklenen bir <strong>&#8220;iç hesaplaşma&#8221;</strong> sürecine girerek ideolojik bir yenilenme yaşayacak ya da bu kutuplaşma parti bünyesinde daha büyük bir fraksiyonlaşmaya (parçalanmaya) yol açacak.</p>
<p data-path-to-node="9">Disiplin tartışmaları, ihraç çağrıları ve vekiller arasındaki sosyal medya atışmaları; partinin enerjisini dışarıya, yani iktidara karşı kullanmak yerine kendi içine hapsetmesine neden oluyor. Ancak unutulmamalıdır ki; tarihin her döneminde kendi iç meselelerini <strong>&#8220;devrimci bir iradeyle&#8221;</strong> çözemeyen yapılar, halk nezdinde inandırıcılıklarını yitirmişlerdir.</p>
<p data-path-to-node="10">Bugün CHP’de yaşananlar sadece bir <strong>&#8220;koltuk savaşı&#8221;</strong> gibi görünse de aslında daha derin bir çatışmanın habercisi: <b data-path-to-node="10" data-index-in-node="112">Parti, &#8220;eski alışkanlıkları&#8221; </b>ile<b data-path-to-node="10" data-index-in-node="112"> &#8220;yeni arayışları&#8221; </b>arasında bir denge mi kuracak, yoksa bu fırtına ulu çınarı sarsmaya devam mı edecek?</p>
<p data-path-to-node="11">CHP yönetimi için soru artık çok net: Kendi tabanınızdan gelen bu <strong>&#8220;ayağa kalkın&#8221;</strong> sesini bir tehdit olarak mı göreceksiniz, yoksa bu bir <strong>&#8220;yeniden doğuş&#8221;</strong> için son şans mı?</p>
<p data-path-to-node="12">Siyaset, susanları asla affetmez. Bugünün suskunları, yarının <strong>&#8220;çöküşünün ortakları&#8221;</strong> olarak tarih sayfalarına geçecektir. Soru şu: <strong><em>Tarih bu günleri nasıl yazacak?</em></strong> Bir <strong>&#8220;yenilenme hikayesi&#8221;</strong> mi, yoksa bir <strong>&#8220;dağılma senaryosu&#8221;</strong> mu?</p>
<p data-path-to-node="13">Bekleyip göreceğiz. Ancak görünen o ki, CHP’de sular durulmayacak; aksine, fırtınanın en şiddetli anı henüz başlamadı bile.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/kilicdaroglunun-arinma-mesaji-parti-icindeki-fay-hatlarini-patlatti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyaz Kağıtlar Kana Bulanırken, Çocuklarımıza Ne Oldu?</title>
		<link>https://ekonethaber.net/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:30:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[aile eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[beka meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ihmali]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklara iyi bakın]]></category>
		<category><![CDATA[dil ve din]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[milli değerler]]></category>
		<category><![CDATA[okul şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[pazar sohbeti]]></category>
		<category><![CDATA[saatli bomba]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet içerikli oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal uyanış]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[vatan çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan çağrısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=83004</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti &#8220;İhmal etmen, ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!..&#8221; diyordu o dertli yürek Ozan Arif. Ne kadar da haklıydı, ne kadar da derinden bir feryattı bu. Bugün pazar&#8230; Belki birçoğunuz evinizde, çayınızı yudumlarken bu satırları okuyorsunuz. Ama bir yerlerde, Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da, Siverek’te anaların yüreği yanıyor, babaların beli bükülmüş, okullarımız yas evine dönmüş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full mb-[4px] mt-0">
<div class="w-full mb-[4px] mt-0">
<h2 class="font-[600] py-[3px] font-serif text-[1.875em]" data-slate-node="element" data-anchor="beyazka%C4%9F%C4%B1tlarkanabulan%C4%B1rken%3A%C3%A7ocuklar%C4%B1m%C4%B1zaneoldu%3F" data-slug="beyazka%C4%9F%C4%B1tlarkanabulan%C4%B1rken%3A%C3%A7ocuklar%C4%B1m%C4%B1zaneoldu%3F0"><strong><span style="font-size: 16px;">Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti</span></strong></h2>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><strong>&#8220;İhmal etmen, ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!</strong>..&#8221; diyordu o dertli yürek Ozan Arif. Ne kadar da haklıydı, ne kadar da derinden bir feryattı bu. Bugün pazar&#8230; Belki birçoğunuz evinizde, çayınızı yudumlarken bu satırları okuyorsunuz. Ama bir yerlerde, Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da, Siverek’te anaların yüreği yanıyor, babaların beli bükülmüş, okullarımız yas evine dönmüş durumda. Beyaz kağıt gibi tertemiz olması gereken evlatlarımızın ellerine kalem yerine silah, yüreklerine sevgi yerine nefret dolmuş. Peki, biz nerede hata yaptık?</span></span></p>
</div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Ozanın dediği gibi; çocuk nedir? <strong>Küçük bir sabi, tıpkı beyaz bir kağıt gibi.</strong>.. Üzerine ne yazarsan o kalır. Biz o kağıtlara ne yazdık ey ahali? Televizyon ekranlarından şiddet mi damlattık? Sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde <strong>kiminle dost olduğuna</strong> bakmadan onları yalnız mı bıraktık? <strong>Dışarıdan ne aldığına, neler ile dolduğuna</strong> dikkat etmedik; şimdi o dolan nefret, okullarda kurşun olup yağıyor. 14 yaşında, 18 yaşında gencecik fidanlar, nasıl olur da birer <strong>katliam</strong> failine dönüşür? Bu sadece o çocukların değil, hepimizin, tüm toplumun ortak günahıdır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Görüyoruz sağı solu, bin bir çeşit sapık, bin bir çeşit karanlık odak dolu. Biz onlara doğru yolu öğretmek yerine, ellerine tabletleri tutuşturup kendi dünyalarımıza çekildik. <strong>Zaman ayır gardaş zaman</strong> uyarısını kulak ardı ettik. Çocuklarımıza ayırmadığımız o zaman, bugün bizden en acı şekilde geri alınıyor. Onlar köle değil, onlar bizim geleceğimiz. Ama biz onlara sevgiyle, şefkatle yaklaşmak yerine; ya ihmal ettik ya da şiddeti bir çözüm yolu gibi sunduk.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Kültürümüzden, dilimizden, özümüzden koptukça savruluyoruz. <strong>Dil giderse, din de gider</strong> diyen Ozan, aslında kimliğimizin nasıl eridiğini haykırıyordu. Türk evladı, Türkçesine, edebine, adabına dikkat ederdi. Şimdi ise yabancı hayranlığı, şiddet içerikli oyunlar ve sanal dünyanın sahte kahramanları arasında kaybolan bir nesille karşı karşıyayız. Tam Türk, tam Müslüman, tam insan yetiştirmek yerine; ekranların esiri olmuş, vicdanı körelmiş bir kuşağın ayak seslerini duyuyoruz.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Arif’in dediği gibi; s<strong>aysak bitmez, bu konuya zaman yetmez</strong>. Ama şunu bilmeliyiz ki, son pişmanlık fayda etmez. Okullarımız ilim yuvası olmaktan çıkıp korku tüneline dönüyorsa, durup bir düşünmemiz lazım. Çocuklarımıza bakmak sadece karınlarını doyurmak değildir; ruhlarını doyurmak, kalplerine dokunmaktır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Gelin, bu pazar, bu kutsal topraklarda, ecdadımızın bize emanet ettiği bu cennet vatanda, bir kez daha kendimize gelelim! Evlatlarımıza daha sıkı sarılalım, onların ruhlarına, zihinlerine neyin ekildiğine, <strong>neler ile dolduğuna</strong> can kulağıyla dikkat edelim. Çünkü ihmal edilen her çocuk, sadece bir <strong>pim</strong> değil, geleceğimizin kalbine yerleştirilmiş bir </span></span><span data-slate-node="text"><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">saatli bombadır!</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Bu bomba, cehaletle, ilgisizlikle, yozlaşmayla her geçen gün daha da güçleniyor ve patladığında hepimizi enkaz altında bırakacak! Uyanın ey millet, uyanın!</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="JTVCJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJHZWxpbiUyQyUyMGJ1JTIwcGF6YXIlMkMlMjBidSUyMGt1dHNhbCUyMHRvcHJha2xhcmRhJTJDJTIwZWNkYWQlQzQlQjFtJUM0JUIxeiVDNCVCMW4lMjBiaXplJTIwZW1hbmV0JTIwZXR0aSVDNCU5RmklMjBidSUyMGNlbm5ldCUyMHZhdGFuZGElMkMlMjBiaXIlMjBrZXolMjBkYWhhJTIwa2VuZGltaXplJTIwZ2VsZWxpbSElMjBFdmxhdGxhciVDNCVCMW0lQzQlQjF6YSUyMGRhaGElMjBzJUM0JUIxayVDNCVCMSUyMHNhciVDNCVCMWxhbCVDNCVCMW0lMkMlMjBvbmxhciVDNCVCMW4lMjBydWhsYXIlQzQlQjFuYSUyQyUyMHppaGlubGVyaW5lJTIwbmV5aW4lMjBla2lsZGklQzQlOUZpbmUlMkMlMjAlNUMlMjJuZWxlciUyMGlsZSUyMGRvbGR1JUM0JTlGdW5hJTVDJTIyJTIwY2FuJTIwa3VsYSVDNCU5RiVDNCVCMXlsYSUyMGRpa2thdCUyMGVkZWxpbS4lMjAlQzMlODclQzMlQkNuayVDMyVCQyUyMGlobWFsJTIwZWRpbGVuJTIwaGVyJTIwJUMzJUE3b2N1ayUyQyUyMHNhZGVjZSUyMGJpciUyMCU1QyUyMnBpbSU1QyUyMiUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBnZWxlY2UlQzQlOUZpbWl6aW4lMjBrYWxiaW5lJTIweWVybGUlQzUlOUZ0aXJpbG1pJUM1JTlGJTIwYmlyJTIwJTIyJTdEJTJDJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMnNhYXRsaSUyMGJvbWJhZCVDNCVCMXIhJTIyJTJDJTIyYm9sZCUyMiUzQXRydWUlN0QlMkMlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJTIwQnUlMjBib21iYSUyQyUyMGNlaGFsZXRsZSUyQyUyMGlsZ2lzaXpsaWtsZSUyQyUyMHlvemxhJUM1JTlGbWF5bGElMjBoZXIlMjBnZSVDMyVBN2VuJTIwZyVDMyVCQ24lMjBkYWhhJTIwZGElMjBnJUMzJUJDJUMzJUE3bGVuaXlvciUyMHZlJTIwcGF0bGFkJUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbmRhJTIwaGVwaW1pemklMjBlbmtheiUyMGFsdCVDNCVCMW5kYSUyMGIlQzQlQjFyYWthY2FrISUyMFV5YW4lQzQlQjFuJTIwZXklMjBtaWxsZXRpbSUyQyUyMHV5YW4lQzQlQjFuISUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJUUyJTgwJTlDJUM0JUIwaG1hbCUyMGV0bWVuJTIwaWhtYWwlMjBzYWslQzQlQjFuJTJDJTIwJUMzJTg3b2N1a2xhcmElMjBpeWklMjBiYWslQzQlQjFuIS4uJUUyJTgwJTlEJTIyJTJDJTIyYm9sZCUyMiUzQXRydWUlN0QlMkMlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyJTIwQnUlMjBzYWRlY2UlMjBiaXIlMjAlQzUlOUZpaXIlMjBkaXplc2klMjBkZSVDNCU5RmlsJTJDJTIwYnUlMjBiaXIlMjB2YXRhbiUyMCVDMyVBN2ElQzQlOUZyJUM0JUIxcyVDNCVCMWQlQzQlQjFyJTJDJTIwYmlyJTIwYmVrYSUyMG1lc2VsZXNpZGlyISUyMiU3RCU1RCU3RCU1RA==">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">“İhmal etmen ihmal sakın, Çocuklara iyi bakın!..”</span></strong><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"> Bu sadece bir şiir dizesi  ve bir köşe yazısı değil, bu bir vatan çağrısıdır, bir beka meselesidir! Umarım anlamışsınızdır!..</span></span></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/beyaz-kagitlar-kana-bulanirken-cocuklarimiza-ne-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Suskun, ABD Köle, İsrail Katliamda!</title>
		<link>https://ekonethaber.net/dunya-suskun-abd-kole-israil-katliamda/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/dunya-suskun-abd-kole-israil-katliamda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 13:54:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[1900 ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[2 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[6000 yaralı]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[acil müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ambulans saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[aymazlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[barbarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[bm]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Han]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirel]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Haçlılar]]></category>
		<category><![CDATA[ikiyüzlülük]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık dramı]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[kanlı oyun.]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Lübnan]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[Nazi Almanyası]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[provokatif]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[savaş suçu]]></category>
		<category><![CDATA[Sessizlik]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Siyonist]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[Stephane Dujarric]]></category>
		<category><![CDATA[Sur]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[viral]]></category>
		<category><![CDATA[Zulüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=82876</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric&#8217;in New York&#8217;tan yükselen feryadı, sadece kuru bir istatistik yığını değil, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarına eklenen yeni bir utanç vesikasıdır. İsrail&#8217;in Lübnan topraklarında estirdiği terör, 2 Mart&#8217;tan bu yana 1900&#8217;e yakın masum canı toprağa düşürmüş, 6 binden fazla insanı ise sakat bırakarak ömür boyu sürecek &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element">
<hr />
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric&#8217;in New York&#8217;tan yükselen feryadı, sadece kuru bir istatistik yığını değil, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarına eklenen yeni bir utanç vesikasıdır. İsrail&#8217;in Lübnan topraklarında estirdiği terör, 2 Mart&#8217;tan bu yana 1900&#8217;e yakın masum canı toprağa düşürmüş, 6 binden fazla insanı ise sakat bırakarak ömür boyu sürecek bir acıya mahkum etmiştir. Bu rakamlar, sadece sayılar değil, her biri bir annenin gözyaşı, bir çocuğun çığlığı, bir babanın çaresizliğidir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Lübnan Sağlık Bakanlığı&#8217;nın çarşamba günü bildirdiği 300&#8217;den fazla ölüm ve 1100&#8217;den fazla yaralı, bu vahşetin sıradan bir çatışma değil, sistematik bir soykırım girişimi olduğunu haykırmaktadır. Sur kentinde bir ambulansa düzenlenen alçak saldırıda iki acil müdahale görevlisinin şehit edilmesi, bu katil zihniyetin hiçbir kutsala, hiçbir insani değere saygı duymadığının en bariz kanıtıdır. Sağlık sisteminin kritik düzeyde aşırı yük altında olduğu bir coğrafyada, hastaneleri, ambulansları hedef almak, doğrudan insanlığı hedef almaktır. Bu, Cengiz Han&#8217;ın, Haçlıların, Nazi Almanyası&#8217;nın barbarlığını aratmayan bir vahşettir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<h2 class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Peygamber Katili Zihniyetin Kanlı Mirası</span></strong></h2>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu kanlı mirasın kökenleri, tarihin derinliklerine uzanır. Mazlumun canına kıymayı, kan dökmeyi, acı çektirmeyi adeta bir ayin, bir bayram addeden, peygamber katili Siyonist bir ırkın kadim nefretidir bu. Onlar için insan hayatı, </span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">bir piyon, bir araçtır; Büyük İsrail hayali uğruna feda edilecek bir hiçtir. Bu zihniyet, binlerce yıldır süregelen bir zulüm silsilesinin günümüzdeki en acımasız temsilcisidir. Bu, sadece Lübnan veya Gazze değil, tüm insanlığın vicdanına saplanan bir hançerdir. Bu barbarlık, medeniyetin değil, vahşetin ta kendisidir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<h2 class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Dünya Milletlerinin Utanç Veren Sessizliği ve ABD&#8217;nin Köleliği</span></strong></h2>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu aymazlık ve vahşet karşısında dünya milletlerinin sessizliği ise tarihin en büyük utançlarından biri olarak kaydedilecektir. Hürriyetten, insan haklarından, demokrasiden dem vuran Batı medeniyeti, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri, bu soykırım karşısında ya kör, ya sağır, ya da dilsiz kalmıştır. Dahası, ABD, bu katliamların baş aktörü İsrail&#8217;e sınırsız destek vererek, kendi değerlerini ayaklar altına almış, uluslararası hukuku çiğnemiş ve tarihin en büyük kölelik anlaşmalarından birine imza atmıştır. Özgürlük heykeli, Siyonist vahşetin gölgesinde bir utanç abidesine dönüşmüştür. Bu ikiyüzlülük, sadece Ortadoğu&#8217;da değil, tüm dünyada adalete olan inancı derinden sarsmakta, gelecek nesillerin hafızasında silinmez bir leke bırakmaktadır.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="JTVCJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJCaXJsZSVDNSU5Rm1pJUM1JTlGJTIwTWlsbGV0bGVyJTIwR2VuZWwlMjBTZWtyZXRlciUyMFMlQzMlQjZ6YyVDMyVCQ3MlQzMlQkMlMjBTdGVwaGFuZSUyMER1amFycmljJ2luJTIwTmV3JTIwWW9yayd0YW4lMjB5JUMzJUJDa3NlbGVuJTIwZmVyeWFkJUM0JUIxJTJDJTIwc2FkZWNlJTIwa3VydSUyMGJpciUyMGlzdGF0aXN0aWslMjB5JUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbiVDNCVCMSUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBpbnNhbmwlQzQlQjFrJTIwdGFyaWhpbmluJTIwZW4lMjBrYXJhbmwlQzQlQjFrJTIwc2F5ZmFsYXIlQzQlQjFuYSUyMGVrbGVuZW4lMjB5ZW5pJTIwYmlyJTIwdXRhbiVDMyVBNyUyMHZlc2lrYXMlQzQlQjFkJUM0JUIxci4lMjAlQzQlQjBzcmFpbCdpbiUyMEwlQzMlQkNibmFuJTIwdG9wcmFrbGFyJUM0JUIxbmRhJTIwZXN0aXJkaSVDNCU5RmklMjB0ZXIlQzMlQjZyJTJDJTIwMiUyME1hcnQndGFuJTIwYnUlMjB5YW5hJTIwMTkwMCdlJTIweWFrJUM0JUIxbiUyMG1hc3VtJTIwY2FuJUM0JUIxJTIwdG9wcmElQzQlOUZhJTIwZCVDMyVCQyVDNSU5RiVDMyVCQ3JtJUMzJUJDJUM1JTlGJTJDJTIwNiUyMGJpbmRlbiUyMGZhemxhJTIwaW5zYW4lQzQlQjElMjBpc2UlMjBzYWthdCUyMGIlQzQlQjFyYWthcmFrJTIwJUMzJUI2bSVDMyVCQ3IlMjBib3l1JTIwcyVDMyVCQ3JlY2VrJTIwYmlyJTIwYWMlQzQlQjF5YSUyMG1haGt1bSUyMGV0bWklQzUlOUZ0aXIuJTIwQnUlMjByYWthbWxhciUyQyUyMHNhZGVjZSUyMHNheSVDNCVCMWxhciUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjBoZXIlMjBiaXJpJTIwYmlyJTIwYW5uZW5pbiUyMGclQzMlQjZ6eWElQzUlOUYlQzQlQjElMkMlMjBiaXIlMjAlQzMlQTdvY3UlQzQlOUZ1biUyMCVDMyVBNyVDNCVCMSVDNCU5RmwlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjElMkMlMjBiaXIlMjBiYWJhbiVDNCVCMW4lMjAlQzMlQTdhcmVzaXpsaSVDNCU5RmlkaXIuJTIyJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJMJUMzJUJDYm5hbiUyMFNhJUM0JTlGbCVDNCVCMWslMjBCYWthbmwlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjEnbiVDNCVCMW4lMjAlQzMlQTdhciVDNSU5RmFtYmElMjBnJUMzJUJDbiVDMyVCQyUyMGJpbGRpcmRpJUM0JTlGaSUyMDMwMCdkZW4lMjBmYXpsYSUyMCVDMyVCNmwlQzMlQkNtJTIwdmUlMjAxMTAwJ2RlbiUyMGZhemxhJTIweWFyYWwlQzQlQjElMkMlMjBidSUyMHZhaCVDNSU5RmV0aW4lMjBzJUM0JUIxcmFkYW4lMjBiaXIlMjAlQzMlQTdhdCVDNCVCMSVDNSU5Rm1hJTIwZGUlQzQlOUZpbCUyQyUyMHNpc3RlbWF0aWslMjBiaXIlMjBzb3lrJUM0JUIxciVDNCVCMW0lMjBnaXJpJUM1JTlGaW1pJTIwb2xkdSVDNCU5RnVudSUyMGhheWslQzQlQjFybWFrdGFkJUM0JUIxci4lMjBTdXIlMjBrZW50aW5kZSUyMGJpciUyMGFtYnVsYW5zYSUyMGQlQzMlQkN6ZW5sZW5lbiUyMGFsJUMzJUE3YWslMjBzYWxkJUM0JUIxciVDNCVCMWRhJTIwaWtpJTIwYWNpbCUyMG0lQzMlQkNkYWhhbGUlMjBnJUMzJUI2cmV2bGlzaW5pbiUyMCVDNSU5RmVoaXQlMjBlZGlsbWVzaSUyQyUyMGJ1JTIwa2F0aWwlMjB6aWhuaXlldGluJTIwaGklQzMlQTdiaXIlMjBrdXRzYWxhJTJDJTIwaGklQzMlQTdiaXIlMjBpbnNhbmklMjBkZSVDNCU5RmVyZSUyMHNheWclQzQlQjElMjBkdXltYWQlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjFuJUM0JUIxbiUyMGVuJTIwYmFyaXolMjBrYW4lQzQlQjF0JUM0JUIxZCVDNCVCMXIuJTIwU2ElQzQlOUZsJUM0JUIxayUyMHNpc3RlbWluaW4lMjBrcml0aWslMjBkJUMzJUJDemV5ZGUlMjBhJUM1JTlGJUM0JUIxciVDNCVCMSUyMHklQzMlQkNrJTIwYWx0JUM0JUIxbmRhJTIwb2xkdSVDNCU5RnUlMjBiaXIlMjBjbyVDNCU5RnJhZnlhZGElMkMlMjBoYXN0YW5lbGVyaSUyQyUyMGFtYnVsYW5zbGFyJUM0JUIxJTIwaGVkZWYlMjBhbG1hayUyQyUyMGRvJUM0JTlGcnVkYW4lMjBpbnNhbmwlQzQlQjElQzQlOUYlQzQlQjElMjBoZWRlZiUyMGFsbWFrdCVDNCVCMXIuJTIwQnUlMkMlMjBDZW5naXolMjBIYW4nJUM0JUIxbiUyQyUyMEhhJUMzJUE3bCVDNCVCMWxhciVDNCVCMW4lMkMlMjBOYXppJTIwQWxtYW55YXMlQzQlQjEnbiVDNCVCMW4lMjBiYXJiYXJsJUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbiVDNCVCMSUyMGFyYXRtYXlhbiUyMGJpciUyMHZhaCVDNSU5RmV0dGlyLiUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnR5cGUlMjIlM0ElMjJwJTIyJTJDJTIyY2hpbGRyZW4lMjIlM0ElNUIlN0IlMjJ0ZXh0JTIyJTNBJTIyUGV5Z2FtYmVyJTIwS2F0aWxpJTIwWmlobml5ZXRpbiUyMEthbmwlQzQlQjElMjBNaXJhcyVDNCVCMSUyMiUyQyUyMmJvbGQlMjIlM0F0cnVlJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJCdSUyMGthbmwlQzQlQjElMjBtaXJhcyVDNCVCMW4lMjBrJUMzJUI2a2VubGVyaSUyQyUyMHRhcmloaW4lMjBkZXJpbmxpa2xlcmluZSUyMHV6YW4lQzQlQjFyLiUyME1hemx1bXVuJTIwY2FuJUM0JUIxbmElMjBrJUM0JUIxeW1heSVDNCVCMSUyQyUyMGthbiUyMGQlQzMlQjZrbWV5aSUyQyUyMGFjJUM0JUIxJTIwJUMzJUE3ZWt0aXJtZXlpJTIwYWRldGElMjBiaXIlMjBheWluJTJDJTIwYmlyJTIwYmF5cmFtJTIwYWRkZWRlbiUyQyUyMHBleWdhbWJlciUyMGthdGlsaSUyMFNpeW9uaXN0JTIwYmlyJTIwJUM0JUIxcmslQzQlQjFuJTIwa2FkaW0lMjBuZWZyZXRpZGlyJTIwYnUuJTIwT25sYXIlMjBpJUMzJUE3aW4lMjBpbnNhbiUyMGhheWF0JUM0JUIxJTJDJTIyJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJpc0JyZWFrJTIyJTNBdHJ1ZSUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMiUyMiU3RCU1RCU3RCUyQyU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJiaXIlMjBwaXlvbiUyQyUyMGJpciUyMGFyYSVDMyVBN3QlQzQlQjFyJTNCJTIwQiVDMyVCQ3klQzMlQkNrJTIwJUM0JUIwc3JhaWwlMjBoYXlhbGklMjB1JUM0JTlGcnVuYSUyMGZlZGElMjBlZGlsZWNlayUyMGJpciUyMGhpJUMzJUE3dGlyLiUyMEJ1JTIwemlobml5ZXQlMkMlMjBiaW5sZXJjZSUyMHklQzQlQjFsZCVDNCVCMXIlMjBzJUMzJUJDcmVnZWxlbiUyMGJpciUyMHp1bCVDMyVCQ20lMjBzaWxzaWxlc2luaW4lMjBnJUMzJUJDbiVDMyVCQ20lQzMlQkN6ZGVraSUyMGVuJTIwYWMlQzQlQjFtYXMlQzQlQjF6JTIwdGVtc2lsY2lzaWRpci4lMjBCdSUyQyUyMHNhZGVjZSUyMEwlQzMlQkNibmFuJTIwdmV5YSUyMEdhenplJTIwZGUlQzQlOUZpbCUyQyUyMHQlQzMlQkNtJTIwaW5zYW5sJUM0JUIxJUM0JTlGJUM0JUIxbiUyMHZpY2RhbiVDNCVCMW5hJTIwc2FwbGFuYW4lMjBiaXIlMjBoYW4lQzMlQTdlcmRpci4lMjBCdSUyMGJhcmJhcmwlQzQlQjFrJTJDJTIwbWVkZW5peWV0aW4lMjBkZSVDNCU5RmlsJTJDJTIwdmFoJUM1JTlGZXRpbiUyMHRhJTIwa2VuZGlzaWRpci4lMjIlN0QlNUQlN0QlMkMlN0IlMjJ0eXBlJTIyJTNBJTIycCUyMiUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMkQlQzMlQkNueWElMjBNaWxsZXRsZXJpbmluJTIwVXRhbiVDMyVBNyUyMFZlcmVuJTIwU2Vzc2l6bGklQzQlOUZpJTIwdmUlMjBBQkQnbmluJTIwSyVDMyVCNmxlbGklQzQlOUZpJTIyJTJDJTIyYm9sZCUyMiUzQXRydWUlN0QlNUQlN0QlMkMlN0IlMjJ0eXBlJTIyJTNBJTIycCUyMiUyQyUyMmNoaWxkcmVuJTIyJTNBJTVCJTdCJTIydGV4dCUyMiUzQSUyMkJ1JTIwYXltYXpsJUM0JUIxayUyMHZlJTIwdmFoJUM1JTlGZXQlMjBrYXIlQzUlOUYlQzQlQjFzJUM0JUIxbmRhJTIwZCVDMyVCQ255YSUyMG1pbGxldGxlcmluaW4lMjBzZXNzaXpsaSVDNCU5RmklMjBpc2UlMjB0YXJpaGluJTIwZW4lMjBiJUMzJUJDeSVDMyVCQ2slMjB1dGFuJUMzJUE3bGFyJUM0JUIxbmRhbiUyMGJpcmklMjBvbGFyYWslMjBrYXlkZWRpbGVjZWt0aXIuJTIwSCVDMyVCQ3JyaXlldHRlbiUyQyUyMGluc2FuJTIwaGFrbGFyJUM0JUIxbmRhbiUyQyUyMGRlbW9rcmFzaWRlbiUyMGRlbSUyMHZ1cmFuJTIwQmF0JUM0JUIxJTIwbWVkZW5peWV0aSUyQyUyMCVDMyVCNnplbGxpa2xlJTIwZGUlMjBBbWVyaWthJTIwQmlybGUlQzUlOUZpayUyMERldmxldGxlcmklMkMlMjBidSUyMHNveWslQzQlQjFyJUM0JUIxbSUyMGthciVDNSU5RiVDNCVCMXMlQzQlQjFuZGElMjB5YSUyMGslQzMlQjZyJTJDJTIweWElMjBzYSVDNCU5RiVDNCVCMXIlMkMlMjB5YSUyMGRhJTIwZGlsc2l6JTIwa2FsbSVDNCVCMSVDNSU5RnQlQzQlQjFyLiUyMERhaGFzJUM0JUIxJTJDJTIwQUJEJTJDJTIwYnUlMjBrYXRsaWFtbGFyJUM0JUIxbiUyMGJhJUM1JTlGJTIwYWt0JUMzJUI2ciVDMyVCQyUyMCVDNCVCMHNyYWlsJ2UlMjBzJUM0JUIxbiVDNCVCMXJzJUM0JUIxeiUyMGRlc3RlayUyMHZlcmVyZWslMkMlMjBrZW5kaSUyMGRlJUM0JTlGZXJsZXJpbmklMjBheWFrbGFyJTIwYWx0JUM0JUIxbmElMjBhbG0lQzQlQjElQzUlOUYlMkMlMjB1bHVzbGFyYXJhcyVDNCVCMSUyMGh1a3VrdSUyMCVDMyVBN2klQzQlOUZuZW1pJUM1JTlGJTIwdmUlMjB0YXJpaGluJTIwZW4lMjBiJUMzJUJDeSVDMyVCQ2slMjBrJUMzJUI2bGVsaWslMjBhbmxhJUM1JTlGbWFsYXIlQzQlQjFuZGFuJTIwYmlyaW5lJTIwaW16YSUyMGF0bSVDNCVCMSVDNSU5RnQlQzQlQjFyLiUyMCVDMyU5NnpnJUMzJUJDcmwlQzMlQkNrJTIwaGV5a2VsaSUyQyUyMFNpeW9uaXN0JTIwdmFoJUM1JTlGZXRpbiUyMGclQzMlQjZsZ2VzaW5kZSUyMGJpciUyMHV0YW4lQzMlQTclMjBhYmlkZXNpbmUlMjBkJUMzJUI2biVDMyVCQyVDNSU5Rm0lQzMlQkMlQzUlOUZ0JUMzJUJDci4lMjBCdSUyMGlraXklQzMlQkN6bCVDMyVCQ2wlQzMlQkNrJTJDJTIwc2FkZWNlJTIwT3J0YWRvJUM0JTlGdSdkYSUyMGRlJUM0JTlGaWwlMkMlMjB0JUMzJUJDbSUyMGQlQzMlQkNueWFkYSUyMGFkYWxldGUlMjBvbGFuJTIwaW5hbmMlQzQlQjElMjBkZXJpbmRlbiUyMHNhcnNtYWt0YSUyQyUyMGdlbGVjZWslMjBuZXNpbGxlcmluJTIwaGFmJUM0JUIxemFzJUM0JUIxbmRhJTIwc2lsaW5tZXolMjBiaXIlMjBsZWtlJTIwYiVDNCVCMXJha21ha3RhZCVDNCVCMXIuJTIyJTdEJTVEJTdEJTJDJTdCJTIydHlwZSUyMiUzQSUyMnAlMjIlMkMlMjJjaGlsZHJlbiUyMiUzQSU1QiU3QiUyMnRleHQlMjIlM0ElMjJFeSUyMGQlQzMlQkNueWEhJTIwTmVyZXllJTIwa2FkYXIlMjBidSUyMHNlc3NpemxpayUzRiUyME5lcmV5ZSUyMGthZGFyJTIwYnUlMjBheW1hemwlQzQlQjFrJTNGJTIwVGFyaWglMkMlMjBidSUyMHp1bG1lJTIwc2Vzc2l6JTIwa2FsYW5sYXIlQzQlQjElMjBkYSUyQyUyMGJ1JTIwenVsbSVDMyVCQyUyMGklQzUlOUZsZXllbmxlcmklMjBkZSUyMGFmZmV0bWV5ZWNla3Rpci4lMjBWaWNkYW5sYXIlMjB1eWFubWFkJUM0JUIxayVDMyVBN2ElMkMlMjBidSUyMGthbmwlQzQlQjElMjBveXVuJTIwZGV2YW0lMjBlZGVjZWt0aXIuJTIyJTdEJTVEJTdEJTVE">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><strong>Ey dünya!</strong> <strong>Nereye kadar bu sessizlik?</strong> Nereye kadar bu aymazlık? Tarih, bu zulme sessiz kalanları da, bu zulmü işleyenleri de affetmeyecektir. Vicdanlar uyanmadıkça, bu kanlı oyun devam edecektir.</span></span></div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/dunya-suskun-abd-kole-israil-katliamda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kediye Bir Tas Mama Var, Ama İnsana Bir Tas Çorba Yok!</title>
		<link>https://ekonethaber.net/kediye-bir-tas-mama-var-ama-insana-bir-tas-corba-yok/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/kediye-bir-tas-mama-var-ama-insana-bir-tas-corba-yok/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2026 12:23:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[akıl nimeti]]></category>
		<category><![CDATA[Allah’a kulluk]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[dünya ve ahiret dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[fakire yardım]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[haramdan sakınmak]]></category>
		<category><![CDATA[imtihan dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[insan sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[insani değerler]]></category>
		<category><![CDATA[İslam ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp muhasebesi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp ve secde]]></category>
		<category><![CDATA[komşuluk hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[kul sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[kulluk bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[manevi sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[merhametin yönü]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[nefis terbiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[pazar sohbeti]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal duyarlılık]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[vicdani sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılara vefa]]></category>
		<category><![CDATA[yetim hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[zekât]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=81834</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti Bu sabah yeryüzü yine sessizce dönüyor. Güneş yine doğdu. Kuşlar yine ötüyor. Ve insan… Evet insan… Yaratılmışların en şereflisi olan insan yine bir imtihan sabahına uyandı. Allahü Teâlâ, sayısını yalnızca kendisinin bildiği 18 bin âlem içinde bir varlığı muhatap aldı: İnsanı… Taşı değil… Dağı değil… Denizi değil… Meleği bile değil… &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti</strong></p>
<hr />
<p>Bu sabah yeryüzü yine sessizce dönüyor. Güneş yine doğdu. Kuşlar yine ötüyor. Ve insan… Evet insan… Yaratılmışların en şereflisi olan insan yine bir imtihan sabahına uyandı.</p>
<p>Allahü Teâlâ, sayısını yalnızca kendisinin bildiği 18 bin âlem içinde bir varlığı muhatap aldı: İnsanı…</p>
<p>Taşı değil…<br />
Dağı değil…<br />
Denizi değil…<br />
Meleği bile değil…</p>
<p>İnsanı…</p>
<p>Ve ona dedi ki: “Ben seni boşuna yaratmadım.”</p>
<p>Sana akıl verdim. Vicdan verdim. Merhamet verdim. Kalp verdim. Secde edebilesin diye alın verdim.</p>
<p>Senden saray istemedim.<br />
Senden servet istemedim.<br />
Senden güç istemedim.</p>
<p>Sadece kulluk istedim…</p>
<p>Namazla huzuruma gelmeni istedim.<br />
Oruçla nefsini terbiye etmeni istedim.<br />
Zekâtla kardeşini unutmamanı istedim.<br />
Yalanı terk etmeni istedim.<br />
Harama el uzatmamanı istedim.<br />
Yetimin başını okşamanı istedim…</p>
<p>Ve en önemlisi…<br />
İnsanı sevmeni istedim…</p>
<p>Çünkü insan, Allah’ın yeryüzündeki en büyük emanetidir.</p>
<p>Bugün etrafımıza baktığımızda garip bir tablo görüyoruz…</p>
<p>Evlerde en güzel köşeler hayvanlara ayrılıyor.<br />
En kaliteli mamalar alınıyor.<br />
En pahalı veterinerler bulunuyor.</p>
<p>Ama aynı apartmanda aç yatan bir komşunun kapısı çalınmıyor…</p>
<p>Bir sokak hayvanının başı okşanıyor ama bir yetimin başı okşanmıyor…</p>
<p>Bir köpeğin susuz kalmasından korkuluyor ama bir yaşlının yalnız ölmesinden korkulmuyor…</p>
<p>Bir kedi için gözyaşı dökülüyor ama Gazze’de, Suriye’de, Afrika’da açlıktan ölen çocuklar için kalp titremiyor…</p>
<p>Bu bir merhamet değildir…</p>
<p>Bu, merhametin yönünü kaybetmesidir…</p>
<p>Merhamet, önce insandan başlar…</p>
<p>Çünkü Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed şöyle buyurdu:  “İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.”</p>
<p>Dikkat edin…<br />
Hayvanlara değil demiyorum…<br />
Ama önce insanlara…</p>
<p>Elbette hayvana merhamet edelim.<br />
Elbette bir canlıyı incitmeyelim.<br />
Elbette Allah’ın yarattığı hiçbir cana zulmetmeyelim…</p>
<p>Ama insanı unutarak değil…</p>
<p>Bir kediye mama verirken, aç bir insanı görmezden geliyorsak, orada bir eksiklik vardır…</p>
<p>Bir köpeğe sevgi gösterirken, anne babamıza bir telefon açmıyorsak, orada bir kopuş vardır…</p>
<p>Çünkü mesele hayvanı sevmek değil…</p>
<p>Mesele, insanı unutmamaktır…</p>
<p>Bugün kendimize şu soruyu soralım:</p>
<p>En son ne zaman bir fakirin kapısını çaldım?<br />
En son ne zaman bir yetimi sevindirdim?<br />
En son ne zaman bir yaşlıya “Nasılsın?” dedim?</p>
<p>Unutmayalım…</p>
<p>Allah bizim mama faturamızı değil…<br />
Kalbimizin merhametini soracak…</p>
<p>Allah bizim evcil hayvan sevgimizi değil…<br />
Kul sevgimizi soracak…</p>
<p>Allah bize şunu soracak:</p>
<p>“Benim için ne yaptın?”</p>
<p>İşte o gün ne mal konuşacak…<br />
Ne makam konuşacak…<br />
Ne alkış konuşacak…</p>
<p>Sadece kalp konuşacak…</p>
<p>Ve kalpte kim varsa, insan mı, nefis mi, yoksa sadece dünya mı…</p>
<p>Bugün hâlâ fırsat var…</p>
<p>Bugün hâlâ kapısını çalabileceğin bir fakir var…<br />
Bugün hâlâ gönlünü alabileceğin bir insan var…<br />
Bugün hâlâ kazanabileceğin bir ahiret var…</p>
<p>Unutma!…</p>
<p>Hayvan sevgisi güzeldir…</p>
<p>Ama insan sevgisi, kulluğun özüdür…</p>
<p>Kalbinin yönünü kaybetme…</p>
<p>Çünkü yönünü kaybeden, sonunda kendini kaybeder…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/kediye-bir-tas-mama-var-ama-insana-bir-tas-corba-yok/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahçeli’nin Tarihi Hamlesi ve Terörsüz Türkiye Yolunda Risk Alan Liderlik!</title>
		<link>https://ekonethaber.net/bahcelinin-tarihi-hamlesi-ve-terorsuz-turkiye-yolunda-risk-alan-liderlik/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/bahcelinin-tarihi-hamlesi-ve-terorsuz-turkiye-yolunda-risk-alan-liderlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 14:55:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[beka meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet aklı]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik politikası]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçi hareket]]></category>
		<category><![CDATA[risk alan liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik dil]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=81567</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Siyaset bazen tercih meselesidir. Partiler değişir, aktörler değişir, konjonktür değişir. Ancak bazı duruşlar vardır ki zamana göre şekil almaz; zamanı şekillendirme iddiası taşır. İşte Milliyetçi Hareket Partisi benim için tam da bu noktada durmaktadır: Günlük, aylık, yıllık bir tercih değil; bir dava, bir şuur ve bir devlet iddiasıdır. MHP, kızıp küseceğimiz, kırılıp &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Siyaset bazen tercih meselesidir. Partiler değişir, aktörler değişir, konjonktür değişir. Ancak bazı duruşlar vardır ki zamana göre şekil almaz; zamanı şekillendirme iddiası taşır. İşte Milliyetçi Hareket Partisi benim için tam da bu noktada durmaktadır: Günlük, aylık, yıllık bir tercih değil; bir dava, bir şuur ve bir devlet iddiasıdır.</p>
<p>MHP, kızıp küseceğimiz, kırılıp uzaklaşacağımız bir adres değildir. Çünkü MHP üç beş simadan ibaret bir yapı değil; bir fikrin, bir sadakatin ve bir tarih bilincinin adıdır. Bu hareket, <strong>devlet-i ebed-müddet</strong> anlayışını siyasi literatürün nostaljik bir kavramı olmaktan çıkarıp, güncel siyasetin merkezine yerleştiren bir iradeyi temsil eder.  Bugün <strong>Terörsüz Türkiye</strong> hedefi etrafında şekillenen söylem de bu iradenin devamıdır.</p>
<p><strong>RİSK ALMAYAN SİYASETÇİ, İZ BIRAKMAZ</strong></p>
<p><strong>Terörsüz Türkiye</strong> ifadesi sıradan bir politik slogan değildir. Bu söz, yıllardır güvenlik ekseninde sürdürülen mücadelenin artık sonuç alma aşamasına taşındığı iddiasıdır. Ve bu iddiayı yüksek sesle dile getirmek, konforlu bir siyaset tarzı değildir.</p>
<p>Milliyetçi tabanın güvenlik ve beka konusundaki hassasiyeti herkesçe bilinir. Tam da bu nedenle böyle bir hedefi ortaya koymak, ciddi bir sorumluluk ve bilinçli bir risk demektir. Devlet Bahçeli’nin yaptığı budur: Günü kurtarmaya değil, süreci tamamlamaya talip olmak.</p>
<p>Siyasette en kolay yol, mevcut refleksleri tekrar etmektir. En zor olan ise süreci yönetmek, sonucu tarif etmek ve bunun siyasi maliyetini göze almaktır. Bahçeli’nin liderliği tam da burada ayrışmaktadır. Yanlış anlaşılma ihtimalini bilerek, oy kaybı kaygısını gütmeyerek, geri adım atmamak, stratejik dili sabırla kurmak ve tarihi sorumluluğu siyasi konforun önüne koymak… Bu, popülizm değil; liderliktir.</p>
<p><strong>LİDERİN DİLİNİ OKUMAK</strong></p>
<p>Bahçeli’nin siyaseti çoğu zaman yüzeysel sloganlarla okunamaz. O, anlık tepki üreten bir siyasetçi değil; uzun vadeli strateji kuran bir liderdir. Kurduğu dil çoğu zaman semboliktir, çok katmanlıdır ve devlet aklını esas alır.</p>
<p>Milliyetçilik sadece refleks değildir. Milliyetçilik, devletin güvenlik mimarisini, bölgesel dengeleri ve uzun vadeli planlamayı kavrayabilme kapasitesidir. Eğer bir lider <strong>Terörsüz Türkiye</strong> diyorsa, bu mücadeleden vazgeçmek değil; mücadelenin nihai aşamasını işaret etmektir.</p>
<p>Liderin attığı her adımı ilk anda <strong>taviz</strong> ya da <strong>geri adım </strong>olarak okumak, stratejik derinliği göz ardı etmektir. Oysa güçlü liderlik bazen sabır ister, bazen sessizlik, bazen de riskli görünen cesur hamleler. Tarih, güvenli alanlarda bekleyenleri değil; risk alabilenleri yazar.</p>
<p><strong>ELEŞTİRİ AYRI, GÜVENSİZLİK AYRI</strong></p>
<p>Elbette siyaset tartışma zeminidir. Fikir ayrılıkları olabilir. Ancak eleştiri ile güvensizlik arasındaki çizgi iyi korunmalıdır. Uzun yıllar boyunca devlet ve millet ekseninde net bir duruş sergilemiş bir liderliğin, bir anda temel ilkelerden uzaklaşacağı varsayımı gerçekçi değildir.</p>
<p>MHP’nin gücü, sadece söyleminden değil; tutarlılığından gelir. Bu hareket, şartlara göre yön değiştiren bir yapı olmamıştır. Tam tersine, şartları kendi ilkeleri doğrultusunda etkilemeye çalışan bir siyasal irade ortaya koymuştur. Benim için MHP’nin vazgeçilmez oluşu tam da buradan kaynaklanır. Bu bir duygusal bağlılık değil; bilinçli bir sadakattir. Çünkü MHP, tercih edilen bir seçenek değil; sahip çıkılan bir davadır.</p>
<p><strong>TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ</strong></p>
<p>“Terörsüz Türkiye” söylemi bir temenni değildir. Bu, güvenlik mücadelesinin geldiği aşamaya duyulan özgüvenin ifadesidir. Sürekli kriz diliyle siyaset üretmek yerine, sonucu tarif eden bir dil kurmak zayıflık değil; belirleyici aktör olma iddiasıdır.</p>
<p>Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu liderlik, risk alan ama rotasını kaybetmeyen bir liderliktir. Taban hassasiyetini bilerek konuşmak, yanlış anlaşılma ihtimalini göze almak ve siyasi maliyet riskini üstlenmek kolay değildir. Ancak unutulmamalıdır: En güvenli siyaset, hiçbir risk almamaktır. Ve hiçbir risk almayanlar, tarihte iz bırakmaz.</p>
<p><strong>BİR TERCİH DEĞİL BİR İRADE</strong></p>
<p>Benim için MHP; kırılgan bir siyasi bağ değil, köklü bir şuurdur. Günlük tartışmaların ötesinde, devletin bekasını önceleyen bir anlayıştır. Kızıp küseceğimiz, geçici tepkilerle terk edeceğimiz bir adres değildir. Çünkü mesele şahıslar değil; manadır. MHP benim için üç beş isim değil; bir ülküdür. Günlük hesap değil; tarihsel sorumluluktur.</p>
<p><strong>Terörsüz Türkiye</strong> iradesinin arkasında durmak, sadece bir siyasi lideri desteklemek değildir. Bu, güçlü, güvenli ve istikrarlı bir Türkiye idealine sahip çıkmaktır.  Ve ben, <strong>Aziz Dağtekin</strong> olarak, bu idealden vazgeçmeyi bir seçenek olarak görmüyorum. Çünkü dava, tercih değil; karakter meselesidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/bahcelinin-tarihi-hamlesi-ve-terorsuz-turkiye-yolunda-risk-alan-liderlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin: Emeklinin her derdini çözmek için geliyorum</title>
		<link>https://ekonethaber.net/gazeteci-yazar-aziz-dagtekin-emeklinin-her-derdini-cozmek-icin-geliyorum/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/gazeteci-yazar-aziz-dagtekin-emeklinin-her-derdini-cozmek-icin-geliyorum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2020 15:15:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[TÜED]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=21828</guid>

					<description><![CDATA[TÜED Yüreğir Şubesi Başkanlığına yeniden aday olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin, emeklinin her yönetim tarafından hizmet vaadi ile kandırıldıklarını ve aldatıldıklarını sahipsizliğe terk edildiklerini öne sürerek, “TÜED Yüreğir’de koronavirüsten daha kötü pis kokular yükseliyor. İlgilileri TÜED’deki vurgun ve yolsuzluk iddialarına el koymaya davet ediyorum.” diye konuştu. Ülkemizin her zaman ki gibi çok zor günlerden geçtiğini, enflasyon, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜED Yüreğir Şubesi Başkanlığına yeniden aday olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin, emeklinin her yönetim tarafından hizmet vaadi ile kandırıldıklarını ve aldatıldıklarını sahipsizliğe terk edildiklerini öne sürerek,<strong> <span style="color: #800000;">“TÜED Yüreğir’de koronavirüsten daha kötü pis kokular yükseliyor. İlgilileri TÜED’deki vurgun ve yolsuzluk iddialarına el koymaya davet ediyorum.”</span></strong> diye konuştu.</p>
<p>Ülkemizin her zaman ki gibi çok zor günlerden geçtiğini, enflasyon, devalüasyon, kriz derken, şimdilerde de tüm dünyada olduğu gibi çağın vebası olarak adlandırılan pandemi belası ile karşı karşıya kaldığını belirten TÜED Yüreğir Şubesi Başkan adayı Aziz Dağtekin, <strong>“Her kriz ve sıkıntının faturası her zamanki gibi emekliye çıkarılıyor. Zaten geçim sıkıntısı içinde kıvranan ve manevi desteğe ihtiyacı olan emeklilerimize derneğimiz pandemi süresi içerisinde sahip çıkamamıştır. Bugün evinde sıcak yemek pişmeyen, alım gücü olmayan binlerce emekli dul ve yetiminiz var. Bunlar gerçek anlamda yardım bekliyor”</strong> dedi.</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-21829 " src="https://www.ekonethaber.net/wp-content/uploads/2020/12/aziz-dattekin-546x1024.jpg" alt="" width="401" height="752" srcset="https://ekonethaber.net/wp-content/uploads/2020/12/aziz-dattekin-546x1024.jpg 546w, https://ekonethaber.net/wp-content/uploads/2020/12/aziz-dattekin-160x300.jpg 160w, https://ekonethaber.net/wp-content/uploads/2020/12/aziz-dattekin-768x1439.jpg 768w, https://ekonethaber.net/wp-content/uploads/2020/12/aziz-dattekin-820x1536.jpg 820w, https://ekonethaber.net/wp-content/uploads/2020/12/aziz-dattekin-1093x2048.jpg 1093w, https://ekonethaber.net/wp-content/uploads/2020/12/aziz-dattekin-scaled.jpg 1366w" sizes="(max-width: 401px) 100vw, 401px" />TÜED Yüreğir Şubesi’nden coronavirüsten daha beter pis kokular çıktığını mevcut yönetimin adının yolsuzluklarla anılması bir emekli olarak kendilerini ziyadesi ile rahatsız ettiğini, emeklinin adının odun kömür ve vurgun yolsuzlukları ile anılması utanç verici bir durum olduğunu dile getiren Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin,”<strong> Adı sık sık vurgun ve yolsuzlukla anılan TÜED Yüreğir Şubesi başkanlık  yarışında aday enflasyonu yaşanmaktadır. Adaylık yarışında olanları incelediğimizde çoğunda vizyon ve misyon bir kenarda dursun emekliye verecekleri hiçbir projeli hizmetleri de yoktur. Emekli bir yandan hızla artan hayat pahalılığından, diğer taraftan çağın vebası pandemi ile cebelleşirken, ilgisizlikten adeta yıkılmış durumda. Kuruluş gayesi sosyal yardımlaşma ve dayanışma olan derneğimizin şuan ki yöneticileri dayanışmadan uzak bir tavır sergilemektedirler.</strong></p>
<p><strong>Emeklinin yararına olmayan bina asansöründe yolsuzluk iddiaları, emeklinin cenazesine gitmeyen tatlı ve pirinç iddiaları, yine emeklinin yararına olmayan kendi araçlarını derneğe kiraya vererek rant sağladıkları iddiaları, emeklinin kanını kene gibi emen faizden beter olan odun kömür üzerinden vurgun iddiaları hepimizi yürekten sarsmaktadır. Bu da gösteriyor ki; TÜED Yüreğir Şubesinin şuan ki yönetiminden başkanlık için 3 adayın çıkması mevcut yönetimin başarısızlığının işaretidir. Biz daha öncede söylemiştik, şimdi de tekraren söylüyoruz. TÜED Yüreğir Şubesinin mevcut yönetiminin emekliye verecek hiçbir projesi ve gayreti yoktur.</strong></p>
<p><strong> Emekliye hizmet veremeyeceği her yönüyle ortada olan, yönetiminin varlığını yalan iftira ve karalama üzerine inşa eden vizyon ve misyon sahibi olmayan mevcut yönetim emeklinin hak ve menfaatlerini savunamamıştır. Emekliye hizmet verememiştir. Emekliye Cuma mesajı göndermek derneği yönetmek, hizmet vermek demek değildir. Emekliyi faizciye, tefeciye iten, emekliyi sömürmeyi alışkanlık haline getirenler derneğimizi derhal bırakmalıdırlar.”</strong> diye konuştu.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">“Emeklinin emekleyen olmaktan kurtulabilmesi için &#8220;Bünyesi bir, sesi gür&#8221; olmalıdır. Aziz Dağtekin olarak sözüm sözünüzdür. Ekibimizle birlikte göreve geldiğimizde emekliyi yolanlardan, itibarsızlaştıranlardan, emeklinin parası ile vurgun yapanlardan bir bir hesap soracağımız gibi, bünyemizi de sesimizi de bir yapacağız. Emeklinin derlerini çözmek için geliyoruz.”</span></strong> diyen TÜED Yüreğir Şubesi Başkan Adayı Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin,<strong>” Gördüğüm o dur ki, artık namuslular da vurgun yapanlar kadar cesur olmuştur. TÜED Yüreğir Şubesini yalancılardan, iftiracılardan, ziyaret ettikleri her siyasi partilerden görünüp oy devşirenlerden, vurgunculardan kurtarıp hizmetle buluşturacağız inşallah.</strong></p>
<p><strong>Artık güneşin balçıkla sıvanamayacağını bu hadsizlere belletecek olan emeklilerimiz kutlu davasına, bölgeciliği ve hemşericiliği bir kenara bırakıp, kendisine hizmet edebilecek vizyon ve misyon sahibi adayına sahip çıkacağından endişem kalmamıştır. Gittiğimiz her yerde bize sahip çıkan, destekleriyle gelişimizi müjdeleyen tüm emekli abi, abla ve kardeşlerimizi mahcup etmeyeceğimize dair söz vererek adaylığımızı kamuoyu önünde açıklıyor tüm emeklilerimizi saygı ve sevgi ile selamlarken, pandemiden ve eceliyle rahmete kavuşan emeklilerimize Allahtan rahmet, kederli ailelerine ve sevenlerine de baş sağlığı, hasta olanlarımıza da acil şifalar diliyoruz.”</strong> şeklinde konuşu.</p>
<p>Önümüzdeki aylarda yapılması gereken TÜED Yüreğir Şubesi Başkanlığı seçimleri için en kısa süre içerisinde bütün emeklilere kendisine gönül verenlerle birlikte ulaşarak onların sıkıntılarını yeniden güncelleyip, helal oylarını talep edeceklerini belirten Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin, göreve gelmeleri halinde yapacakları hizmetleri şöyle sıraladı:</p>
<p><strong><em>” Gelişimizle birlikte e</em></strong><strong><em>meklinin yo</em></strong><strong><em>ğun olduğu her mahalleye birer lokal, iş</em></strong><strong><em>sizimize i</em></strong><strong><em>ş</em></strong><strong><em>, a</em></strong><strong><em>ş</em></strong><strong><em>sızımıza a</em></strong><strong><em>ş</em></strong><strong><em> bulmak, maddi imkansızlıklar yüzünden e</em></strong><strong><em>ğitimini tamamlayamayan emeklilerimizin yakınlarına burs sağlamak,</em></strong><strong><em> emeklinin cenaze, dü</em></strong><strong><em>ğün, hastalık hizmetlerini yürütecek olan komiteler kurmak, kamu hastanelerinde emekli danışma ve yardım masalarının kurulmasını sağlamak, en az 200 kişinin aynı anda yemek yiyebileceği lokal ve idari bina sağlamak, emeklinin kan grubu ve adres bilgilerini günlemek, pandemi süresince ihtiyaç sahibi ve gerçek anlamda  yardıma muhtaç olan emeklilerimize yardım etmek </em></strong><strong><em>dayanı</em></strong><strong><em>ş</em></strong><strong><em>mamızın ana maddesi olacaktır.”</em></strong></p>
<p>Emekliye hizmete talip olduğu günden beri her türlü iftira ve yalana maruz kaldığını dile getiren Aziz Dağtekin,<strong> “Bizi ötekileştirmek isteyen, tarikatçı gösteren, PKK’lı yapanlar, bayrak, vatan, millet ve emekliye hizmet sevdamızdan rahatsız olanlar bizi karalamaya çalışanlar dur durak bilmez hale gelmişlerdir. Biz bunların karalama kampanyalarından rahatsız olmuyoruz. Çünkü; Hz. Mevla’nın da buyurduğu gibi: Bizi bilen bilir. Bilmeyen de kendileri gibi sanır. </strong><strong>Ve diyoruz ki; Hayat hayaldir. Asıl gayemiz; insanların duâsını almak ve Allahü tealânın rızasını kazanmaktır. Bu vesileyle bize destek veren ve aday olmamıza öncülük eden tüm eş ve dostlarımıza ekibimizle birlikte şükranlarımızı sunuyor, kopya çekilmesin diye daha bir çok projemizle emekliyi hizmette boğacağımıza dair söz veriyoruz.”</strong> dedi..</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/gazeteci-yazar-aziz-dagtekin-emeklinin-her-derdini-cozmek-icin-geliyorum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
