<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkiye’nin geleceği &#8211; Ekonet Haber</title>
	<atom:link href="https://ekonethaber.net/tag/turkiyenin-gelecegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekonethaber.net</link>
	<description>Taraftar Değil Haberciyiz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 May 2026 21:11:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://ekonethaber.net/wp-content/uploads/2018/05/cropped-eko-bayrak-1-32x32.jpg</url>
	<title>Türkiye’nin geleceği &#8211; Ekonet Haber</title>
	<link>https://ekonethaber.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Milli Pusula!&#8230;</title>
		<link>https://ekonethaber.net/milli-pusula/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/milli-pusula/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 21:10:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></category>
		<category><![CDATA[emperyal düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan liderliği]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[küresel medya Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[milli savunma hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli teknoloji hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye analiz yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye bağımsızlık politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye dış politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin ekseni]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin yükselişi]]></category>
		<category><![CDATA[yerli İHA]]></category>
		<category><![CDATA[yerli savunma sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[yerli ve milli politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=83649</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Bazı milletler vardır… Haritaya bakarak yön bulur. Bazı milletler vardır… Rüzgâra göre saf değiştirir. Bir de bazı milletler vardır ki; Yüzyıllarca başkalarının çizdiği rotalarda yürütülür… Kendi gemisinin kaptanı olduğunu sanırken, Aslında başkasının limanına yük taşıdığını yıllar sonra anlar. Türkiye işte tam da böyle bir eşikten geçti… Bu millet uzun yıllar boyunca kendi &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Bazı milletler vardır…<br />
Haritaya bakarak yön bulur.</p>
<p>Bazı milletler vardır…<br />
Rüzgâra göre saf değiştirir.</p>
<p>Bir de bazı milletler vardır ki;<br />
Yüzyıllarca başkalarının çizdiği rotalarda yürütülür…<br />
Kendi gemisinin kaptanı olduğunu sanırken,<br />
Aslında başkasının limanına yük taşıdığını yıllar sonra anlar.</p>
<p>Türkiye işte tam da böyle bir eşikten geçti…</p>
<p>Bu millet uzun yıllar boyunca kendi iradesiyle değil,<br />
kendisine uygun görülen sınırlar içinde nefes aldı.<br />
Ekonomisi başka merkezlere bağlandı,<br />
siyaseti başka başkentlerde yorumlandı,<br />
manşetleri başka odalarda yazıldı.</p>
<p>Birileri bu ülkeye sürekli şunu fısıldadı:</p>
<p><strong>“Büyüme ama taşma…</strong><br />
<strong>Yüksel ama şahlanma…</strong><br />
<strong>Savun ama meydan okuma…</strong><br />
<strong>İtaat et ki medeni sayılırsın…”</strong></p>
<p>Çünkü onlar için güçlü Türkiye;<br />
hesap bozan Türkiye’ydi.</p>
<p>Kendi İHA’sını yapan değil,<br />
başkasının hurdasına muhtaç kalan Türkiye makbuldü.</p>
<p>Gazze’ye ağlayan değil,<br />
susup önüne bakan Türkiye makbuldü.</p>
<p>Afrika’da mazlumun elini tutan değil,<br />
Paris’ten izin alan Türkiye makbuldü.</p>
<p>Ama hesap etmedikleri bir şey vardı:</p>
<p>Bu milletin hafızası ölmemişti…</p>
<p>Bir gün çıktı Anadolu’nun içinden bir siyasi damar…<br />
Ve dedi ki: <strong>Türkiye, sadece sınırlarından ibaret değildir.</strong></p>
<p>İşte kavga o gün başladı.</p>
<p>Çünkü mesele bir parti meselesi değildi artık.<br />
Mesele yön meselesiydi…<br />
Pusula meselesiydi…</p>
<p>Yıllarca yüzünü Batı’ya dönmekle modernleşeceğini sanan bir ülke,<br />
ilk kez kendi aynasına bakmaya başladı.</p>
<p>Savunma sanayiindeki her adım,<br />
sadece teknik bir başarı değildi;<br />
zincir kırma operasyonuydu.</p>
<p>Yerli motor…<br />
Yerli füze…<br />
Yerli enerji hamlesi…<br />
Bunların hepsi aynı cümlenin parçalarıydı: Ben artık kendi kararımı kendim veririm.</p>
<p>İşte emperyal düzenin korkusu tam burada başladı.</p>
<p>Çünkü onlar Türkiye’yi güçlü olduğu için değil,<br />
itaatkâr olduğu sürece seviyorlardı.</p>
<p>Bir zamanlar darbelerle hizaya çekilen bu millet,<br />
şimdi sandıkla direniyordu.</p>
<p>Eskiden manşetlerle ayar verilen siyaset,<br />
şimdi milletin sokağından besleniyordu.</p>
<p>Ve en çok da buna öfkeleniyorlardı…</p>
<p>Bakın dikkat edin:<br />
Türkiye ne zaman kendi çıkarını savunsa,<br />
aynı anda bütün küresel medya aynı dili konuşuyor.</p>
<p>Bir bakıyorsunuz Londra’daki gazete,<br />
Berlin’deki ekran,<br />
Washington’daki düşünce kuruluşu,<br />
aynı cümleyi kuruyor: Türkiye eksen kayıyor…</p>
<p>Hayır…</p>
<p>Türkiye’nin ekseni kaymıyor.<br />
Türkiye ilk kez kendi eksenine oturuyor.</p>
<p>Asıl problem bu.</p>
<p>Çünkü güçlü Türkiye;<br />
sadece enerji denkleminde değil,<br />
zihin haritasında da deprem etkisi oluşturuyor.</p>
<p>Bir zamanlar yardım isteyen ülke,<br />
şimdi oyun kuran ülkeye dönüşüyor.</p>
<p>Ve bu dönüşüm,<br />
küresel düzenin konforunu bozuyor.</p>
<p>Bugün Türkiye’nin attığı her bağımsız adım,<br />
sadece siyasi değil;<br />
medeniyet psikolojisinin yeniden ayağa kalkışıdır.</p>
<p>Onun için bazı çevreler Erdoğan ismini duyunca öfkeye kapılıyor.<br />
Çünkü onlar bir kişiden çok,<br />
bir kırılmadan korkuyorlar.</p>
<p>Korkuları şu:</p>
<p>Ya bu millet gerçekten kendine inanırsa?</p>
<p>İşte o zaman sadece ekonomi değişmez…<br />
Dünya dengesi değişir.</p>
<p>Artık mesele şudur:</p>
<p>Türkiye yeniden kendi hikâyesini mi yazacak,<br />
yoksa başkalarının dipnotu olmaya devam mı edecek?</p>
<p>Bu soru yalnız bugünün değil,<br />
önümüzdeki yüz yılın sorusudur.</p>
<p>Ve tarih şunu defalarca göstermiştir:</p>
<p>Kendi pusulasını kaybeden milletler,<br />
başkasının haritasında kaybolur.</p>
<p>Ama kendi yönünü bulan milletleri,<br />
hiçbir fırtına durduramaz…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/milli-pusula/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuncer Bakırhan: Sürecin Aksaklıkları Olabilir Ama Bitmedi</title>
		<link>https://ekonethaber.net/tuncer-bakirhan-surecin-aksakliklari-olabilir-ama-bitmedi/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/tuncer-bakirhan-surecin-aksakliklari-olabilir-ama-bitmedi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Dec 2025 23:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[barış konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[barış süreci]]></category>
		<category><![CDATA[barış süreci desteği]]></category>
		<category><![CDATA[barış ve demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[barışçıl çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Bey]]></category>
		<category><![CDATA[DEM Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan’ın iradesi.]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan’ın konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtler ve Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Manipülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi süreç]]></category>
		<category><![CDATA[sürecin aksaklıkları]]></category>
		<category><![CDATA[sürecin ilerlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Terörsüz Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal destek]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncer Bakırhan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye-Kürt ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=79696</guid>

					<description><![CDATA[DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, devam eden &#8220;Terörsüz Türkiye&#8221; sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Sürecin bazı aksaklıklarla ilerlemesine rağmen, kesinlikle sona ermediğini ve bir yıldır devam ettiğini belirtti. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi&#8217;nin (DEM Parti) Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı&#8217;na katıldı. Etkinlikte açılış konuşması yapan Bakırhan, aynı zamanda gazetecilere de &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, devam eden &#8220;Terörsüz Türkiye&#8221; sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Sürecin bazı aksaklıklarla ilerlemesine rağmen, kesinlikle sona ermediğini ve bir yıldır devam ettiğini belirtti.</p>
<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi&#8217;nin (DEM Parti) Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı&#8217;na katıldı. Etkinlikte açılış konuşması yapan Bakırhan, aynı zamanda gazetecilere de açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>‘Sürecin Aksaklıkları Olabilir, Ama Bitmedi’</strong></p>
<p>Rudaw&#8217;ın, “Süreçte Cengiz Bey’in deyimiyle bir tökezleme dönemine girildi” şeklindeki sorusuna yanıt veren Bakırhan, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Öyle mi söyledi Cengiz Bey? Yanlış bir değerlendirme olmuş. Sürecin birinci aşaması üzerinde tartışmalar yapılıyordu, şu an ise ikinci aşamaya geçiş yapılmış durumda. Bir yıldır süreç ağır aksak ilerliyor olabilir, ama asla bitmedi, hâlâ devam ediyor. Bazı eleştirilerden dolayı sürecin duracağını ya da bozulacağını söylemek erken olur. Bize düşen, sürecin ilerlemesine katkı sağlamak ve güç vermektir.&#8221;</p>
<p><strong>Sürecin Devamı İçin Umutlu:</strong></p>
<p>Bakırhan, &#8220;Türkiye’nin ve Kürtlerin bu tür değerli bir sürece ihtiyacı olduğunu&#8221; vurgulayarak, sürecin toplumsal faydalarının altını çizdi.</p>
<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Destekleyici Konuşması</strong></p>
<p>Sürecin zorluklar yaşadığını ve bazı kesimlerin süreci tökezletmeye çalıştığını belirten Bakırhan, bunun toplumda geniş bir karşılık bulmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son konuşmasına değinen Bakırhan, bu konuşmanın sürece güçlü bir destek sunduğunu ve ciddi bir irade gösterdiğini ifade etti. Bakırhan, &#8220;Manipülasyon yapan güçler olabilir, ancak Erdoğan’ın açıklamaları, süreci destekleyen ve bu sürece ciddi bir irade koyan bir konuşmaydı&#8221; diye ekledi.</p>
<p>Tuncer Bakırhan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin hala devam ettiğini ve Türkiye’nin barışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, bu sürecin toplumun ortak gücüyle ilerlemesi gerektiğini belirtti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/tuncer-bakirhan-surecin-aksakliklari-olabilir-ama-bitmedi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Neden Tıkanıyor? Cevap Sandıkta Değil, Zihniyette!</title>
		<link>https://ekonethaber.net/turkiye-neden-tikaniyor-cevap-sandikta-degil-zihniyette/</link>
					<comments>https://ekonethaber.net/turkiye-neden-tikaniyor-cevap-sandikta-degil-zihniyette/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 09:51:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Bu Günün Manşetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[devlet aklı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilik analizi]]></category>
		<category><![CDATA[halk iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[halkın uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[propaganda eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal iki yüzlülük]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset analizi]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset krizi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi düzen]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi düzen eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi retorik]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal feraset]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal uyanış]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[vesayet sistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ekonethaber.net/?p=79388</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Türkiye’de siyaset, uzun zamandır hakikatin değil, hikâyenin gücüyle yönetiliyor. Her dönem sahneye çıkanlar değişiyor ama oyunun senaryosu değişmiyor. Kimileri “milli irade” diye kürsüleri inletip arka kapıda güç odaklarının önünde el pençe duruyor. Kimileri “demokrasi” nidalarıyla dolaşıp kendi dar kliklerinin iktidarı için çırpınıyor. Değişmeyen tek gerçek şu: Bu ülkede söz kutsal, icraat çıkarın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="706" data-end="867"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p data-start="706" data-end="867">Türkiye’de siyaset, uzun zamandır hakikatin değil, <strong data-start="757" data-end="770">hikâyenin</strong> gücüyle yönetiliyor. Her dönem sahneye çıkanlar değişiyor ama <strong data-start="835" data-end="855">oyunun senaryosu</strong> değişmiyor.</p>
<p data-start="869" data-end="1060">Kimileri <em><strong>“milli irade”</strong></em> diye kürsüleri inletip arka kapıda güç odaklarının önünde el pençe duruyor. Kimileri <em><strong>“demokrasi”</strong></em> nidalarıyla dolaşıp kendi dar kliklerinin iktidarı için çırpınıyor.</p>
<p data-start="1062" data-end="1087">Değişmeyen tek gerçek şu:</p>
<blockquote data-start="1089" data-end="1142">
<p data-start="1091" data-end="1142"><strong data-start="1091" data-end="1142">Bu ülkede söz kutsal, icraat çıkarın kölesidir.</strong></p>
</blockquote>
<p data-start="1144" data-end="1273">Türkiye’nin en büyük trajedisi, hataların tekrarlanması değil; <strong data-start="1209" data-end="1273">aynı hataların her defasında <em>“yenilik”</em> diye pazarlanmasıdır.</strong></p>
<p data-start="1280" data-end="1337"><strong data-start="1283" data-end="1337">KAVRAMLARIN İŞGALİ: EN BÜYÜK SİYASİ DOLANDIRICILIK</strong></p>
<p data-start="1339" data-end="1481">Bugün <strong><em>“hürriyet”, “cumhuriyet”, “milli irade”, “laiklik”, “milliyetçilik”, “ahlak”</em></strong> gibi kavramlar artık siyasetçinin cebindeki birer aksesuar.</p>
<p data-start="1483" data-end="1616">Her dönem birileri bu kavramları bayrak gibi sallıyor ama <strong data-start="1543" data-end="1616">arkasına gizlediği düzen hep aynı: Vesayet + Çıkar + Koltuğun Bekası.</strong></p>
<p data-start="1618" data-end="1726">Kavramlar büyüdükçe, hakikat küçülüyor.<br data-start="1657" data-end="1660" />Sloganlar parladıkça, millet kararıyor.<br data-start="1699" data-end="1702" />Ve kimse fark etmiyor: <strong data-start="1730" data-end="1789">Kutsal olan kavramlar değil, çalmadıkları anlamlarıdır.</strong></p>
<p data-start="1796" data-end="1843"><strong data-start="1799" data-end="1843">HALKIN OMZUNA BASIP YÜKSELENLERİN ÜLKESİ</strong></p>
<p data-start="1845" data-end="2012">Bu ülkede ne sağın suçu biter, ne solun bahanesi. Yıllarca birbirini suçlayanların çoğu, fırsatı bulduğunda <strong data-start="1955" data-end="2002">aynı çarkı daha sessiz ama daha profesyonel</strong> döndürdü.</p>
<ul data-start="2014" data-end="2248">
<li data-start="2014" data-end="2076">
<p data-start="2016" data-end="2076">Vesayeti yıktığını söyleyen, kendi küçük vesayetini kurdu.</p>
</li>
<li data-start="2077" data-end="2140">
<p data-start="2079" data-end="2140">Özgürlük vaat eden, özgürlüğün değil koltuğun bekçisi oldu.</p>
</li>
<li data-start="2141" data-end="2196">
<p data-start="2143" data-end="2196">“Üretim” diyen, üretim yerine propaganda imal etti.</p>
</li>
<li data-start="2197" data-end="2248">
<p data-start="2199" data-end="2248">Ahlak nutku atan, ahlakı koltuk uğruna feda etti.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2250" data-end="2256">Sonuç?</p>
<p data-start="2260" data-end="2375"><strong data-start="2260" data-end="2310">Türkiye’de iktidarlar değişir, düzen değişmez. </strong>Çünkü düzen değişirse, siyasetçinin <em><strong>“konfor alanı”</strong></em> yok olur.</p>
<p data-start="2382" data-end="2441"><strong data-start="2385" data-end="2441">EKONOMİYİ YÖNETEN GERÇEK: GERÇEKLER DEĞİL, BAHANELER</strong></p>
<p data-start="2443" data-end="2564">Türkiye ekonomisinin en büyük düşmanı dış güçler değil; <strong data-start="2501" data-end="2564">gerçekleri inkâr edip suçu dışarıda arayan iç güçsüzlüktür. </strong>İktidarıyla muhalefetiyle siyasetçiler yıllarca aynı kolaycılığı kullandı:</p>
<ul data-start="2642" data-end="2747">
<li data-start="2642" data-end="2667">
<p data-start="2644" data-end="2667">“Bizi engelliyorlar.”</p>
</li>
<li data-start="2668" data-end="2697">
<p data-start="2670" data-end="2697">“Dış odaklar saldırıyor.”</p>
</li>
<li data-start="2698" data-end="2719">
<p data-start="2700" data-end="2719">“Halk sabretsin.”</p>
</li>
<li data-start="2720" data-end="2747">
<p data-start="2722" data-end="2747">“Zamanı gelince düzelir.”</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2749" data-end="2875">Hayır, ekonomi retorikle düzelmez.<br data-start="2783" data-end="2786" />Millet boş vaatlerle doymuyor.<br data-start="2816" data-end="2819" />Bu ülkenin sofrasını, hamaset değil <em><strong data-start="2855" data-end="2865">üretim</strong></em> doldurur.</p>
<p data-start="2877" data-end="2950">Ama üretim tehlikelidir.<br data-start="2901" data-end="2904" />Çünkü üretim, propaganda kadar kolay değildir.</p>
<p data-start="2957" data-end="3007"><strong data-start="2960" data-end="3007">SİYASETTE AHLAKİN ÇÖKÜŞÜ: NORMALLEŞEN YALAN</strong></p>
<p data-start="3009" data-end="3073">Bugün Türkiye siyasetinin en karanlık çukuru ahlaki yozlaşmadır.</p>
<p data-start="3075" data-end="3201">Yalan artık “siyaset stratejisi”, iftira “algı yönetimi”, yağcılık “sadakat”, eleştiri “hainlik”, başarısızlık “ambargo” oldu.</p>
<p data-start="3203" data-end="3242">Hakikat, siyasi pazarlığın ilk kurbanı. Bir ülke, hakikati öldürdüğü gün büyümeyi bırakır. Ve biz yıllardır hakikat katliamının tam ortasında yaşıyoruz.</p>
<p data-start="3365" data-end="3420"><strong data-start="3368" data-end="3420">TARİHİN EN ZEHİRLİ MİRASI: TEKRAR EDEN YANLIŞLAR</strong></p>
<p data-start="3422" data-end="3554">Türkiye, ne sağın hatalarından kurtulabildi, ne solun travmalarından.  Çünkü her dönem yapılan yanlışlar “miras” olarak devredildi:</p>
<ul data-start="3556" data-end="3711">
<li data-start="3556" data-end="3591">
<p data-start="3558" data-end="3591">Kurumlar siyasete rehin edildi,</p>
</li>
<li data-start="3592" data-end="3621">
<p data-start="3594" data-end="3621">Devlet aklı zayıflatıldı,</p>
</li>
<li data-start="3622" data-end="3661">
<p data-start="3624" data-end="3661">Kutuplaşma yönetim aracına dönüştü,</p>
</li>
<li data-start="3662" data-end="3711">
<p data-start="3664" data-end="3711">Millet birbirine düşman edilerek oy devşirildi.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="3713" data-end="3806">Her dönem birileri kurtarıcı edildi, birileri hain ilan edildi.<br data-start="3776" data-end="3779" />Fakat değişmeyen tek kader: <strong data-start="3810" data-end="3838">Bedeli hep millet ödedi.</strong></p>
<p data-start="202" data-end="260"><strong data-start="204" data-end="260">UYANMAK, BU ÜLKENİN EN ACİL MİLLÎ MESELESİDİR</strong></p>
<p data-start="262" data-end="545">Gerçek değişim, sandığın rakamlarında değil; <strong data-start="307" data-end="354">milletin zihninde başlayacak kıvılcımdadır.</strong><br data-start="354" data-end="357" />Bugün Türkiye’yi ayağa kaldıracak olan ne yeni bir parti, ne taze bir lider, ne de parlatılmış ideolojilerdir.<br data-start="467" data-end="470" />Bu ülkeyi gerçekten değiştirecek tek güç: <strong data-start="512" data-end="545">Uyanmayı seçen bir toplumdur.</strong></p>
<p data-start="547" data-end="580">Çünkü artık Türkiye’nin ihtiyacı:</p>
<ul data-start="582" data-end="738">
<li data-start="582" data-end="612">
<p data-start="584" data-end="612">Süslenmiş sloganlar değil,</p>
</li>
<li data-start="613" data-end="654">
<p data-start="615" data-end="654">Parlatılmış kahraman masalları değil,</p>
</li>
<li data-start="655" data-end="696">
<p data-start="657" data-end="696">Kutuplaştıran meydan kavgaları değil,</p>
</li>
<li data-start="697" data-end="738">
<p data-start="699" data-end="738">Gürültülü ama boş sertlikler hiç değil…</p>
</li>
</ul>
<p data-start="740" data-end="908">Türkiye’nin ihtiyacı <strong data-start="761" data-end="788">yeni bir siyaset ahlakı</strong>, <strong data-start="792" data-end="844">devlet kavramını yeniden ciddiye alan bir bilinç</strong>,<br data-start="845" data-end="848" />ve <strong data-start="851" data-end="908">olayları değil, oyunu gören bir toplumsal ferasettir.</strong></p>
<p data-start="910" data-end="925">Ve en önemlisi:</p>
<blockquote data-start="927" data-end="1023">
<p data-start="929" data-end="1023"><strong data-start="929" data-end="1023">Kandırılmayı alışkanlık hâline getiren değil, kandırılmaya tahammülü kalmamış bir halktır.</strong></p>
</blockquote>
<p data-start="1025" data-end="1031">Çünkü;</p>
<p data-start="1033" data-end="1124"><strong data-start="1033" data-end="1124">Millet uyandığında, siyaset hizaya gelir.<br data-start="1076" data-end="1079" />Millet sustuğunda, siyaset çürümeye başlar.</strong></p>
<p data-start="1126" data-end="1241">Bugün Türkiye’nin asıl problemi imkân eksikliği değil; <strong data-start="1183" data-end="1241">uyanmak istemeyen bir devin sırtına vurulan yüklerdir.</strong></p>
<p data-start="1243" data-end="1259">Artık zamanıdır.</p>
<p data-start="1261" data-end="1457">Bu ülke, üstüne çöken sisleri dağıtacak kudreti içinde taşıyor.<br data-start="1324" data-end="1327" />Gerekli olan tek şey, o devin nihayet silkelenmesi…<br data-start="1378" data-end="1381" />Ve bir kez ayağa kalktığında, eski düzenin hiçbir duvarı yerinde durmayacak.</p>
<p data-start="1459" data-end="1518"><strong data-start="1459" data-end="1516">Türkiye’nin kaderi, uyanan bir milletin ellerindedir.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekonethaber.net/turkiye-neden-tikaniyor-cevap-sandikta-degil-zihniyette/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
