Aziz Dağtekin Yazdı
Kardeşlik başka, siyaset başka! Peki ya vicdan?
Azerbaycan halkı bizim kardeşimizdir. Nokta!
Bu kardeşlik öyle bugünün meselesi değil. Tarihle yoğrulmuş, acıyla sınanmış, ortak bir hafızayla büyümüş bir bağdır.
Azerbaycan Türkü’nün sevinci sevincimiz, derdi derdimizdir. Kimse bu kardeşliği tartışmaya açamaz.
Ama bir dakika!
Azerbaycan’ı sevmek başka, İlham Aliyev’in her siyasi tercihini sorgusuz sualsiz kabul etmek başka!
Bir ülkenin halkıyla o ülkenin yönetimini birbirine karıştırmayalım. Kardeşlik adına susmak zorunda değiliz. Tam tersine, kardeşlik bazen en zor soruları sormayı gerektirir.
Gelelim asıl meseleye…
İsrail’le stratejik ilişkiler. Savunma iş birlikleri. Ekonomik ortaklıklar.
Bunlar devletlerin dış politika tercihleridir. Elbette ülkeler kendi güvenliklerini ve çıkarlarını gözetir.
Peki ya vicdan?
Filistin’de yaşanan acılar, hayatını kaybeden siviller, evlatlarını toprağa veren aileler…
Bütün bunlar diplomatik hesapların arasında nereye konuluyor?
Aliyev yönetiminin Filistin devletine destek açıklamaları ve insani yardım girişimleri de var. Bunu görmezden gelmek doğru olmaz. Fakat kamuoyunun sormaya hakkı olan soru hala ortada duruyor:
Filistin’e destek açıklamakla İsrail’le yakın stratejik ilişkileri sürdürmek arasındaki denge nasıl kuruluyor?
İşte tartışılması gereken mesele tam da bu!
Kimse Azerbaycan düşmanlığı yapmıyor. Kimse Azerbaycan Türkü kardeşlerimizi hedef almıyor.
Bizim derdimiz, kardeş bir ülkenin halkını değil, siyasi tercihleri konuşmak.
Çünkü devlet yönetmek yalnızca çıkar hesabı yapmak değildir. Devlet yönetmek, gerektiğinde vicdanın sesini de duyabilmektir.
Ve gelelim ülkü meselesine…
İslam elbette en büyük ülküdür!
Peki, ülkü yalnızca söylenen sözlerden mi ibarettir?
İnanç, yalnızca kimlik hanesine yazılan bir değer midir?
Yoksa adaletin yanında durmayı, mazlumun sesini duymayı ve haksızlık karşısında tavır almayı da mı gerektirir?
Bunları sormak kimseye düşmanlık değildir.
Asıl yanlış, bir yönetimi eleştirmeyi bir millete düşmanlık saymaktır.
Azerbaycan Türkü kardeşimiz başımızın tacıdır. Onunla aramıza siyasi tartışmaların girmesine izin vermeyiz.
Fakat kardeşlik, yöneticilerin bütün kararlarına alkış tutmak anlamına da gelmez.
Kardeşlik kutsaldır. Siyaset eleştiriye açıktır. Vicdan ise herkes için aynı soruyu sorar.
Türk dünyası yalnızca ortak geçmişle değil, ortak değerlerle de güçlenmelidir.
Birliğimizin temeli menfaat ortaklığına sıkışmamalı; adalet, dayanışma ve karşılıklı saygıyla büyümelidir.
Son sözümüz çok açık. Biz Azerbaycan’ı seviyoruz. Azerbaycan Türkü’nü kardeşimiz biliyoruz.
Bu sevgi, Aliyev yönetiminin politikalarını eleştirmemize engel değil.
Çünkü Azerbaycan başka, Aliyev yönetiminin siyasi tercihleri başkadır.
Ve unutulmasın!
Bir millete duyulan sevgi, o milletin yöneticilerine yöneltilen her soruyu susturmak için kullanılamaz.
Kardeşlik susmak değildir. Kardeşlik, gerektiğinde doğru soruyu sorabilmektir.
Ekonet Haber Taraftar Değil Haberciyiz