Aziz Dağtekin yazdı
Bazıları siyaset yapmıyor; resmen çamurdan bir saltanat kurmaya çalışıyorlar!
Başkasının başarısı uykularını kaçırıyor, emeği görünce içleri daralıyor, halkın sevgisini görünce öfkeden ne yapacaklarını şaşırıyorlar.
Kendi değerlerini yükseltemeyince başkasını aşağı çekmeye, yetişemeyince ayağına çelme takmaya, susturamayınca iftira atmaya sarılıyorlar.
Yalanı siyaset, şikayeti marifet, fitneyi maharet sananlar şunu iyi bilsin: Milletin sabrı sonsuz değildir; sandıkları kadar da saf değildir!
Doğru söylemek işlerine gelmiyor.
Çalışmak ağır geliyor.
Başarıyı alkışlamak ise zaten karakterlerine sığmıyor.
Ne yapıyorlar?
Yalan söylüyorlar.
İftira atıyorlar.
Şikayet ediyorlar.
Dedikodu üretiyorlar.
Kulislerde türlü hesaplar çeviriyorlar…
Sonra da bütün bunları siyaset zannediyorlar!
Asıl mesele ise bundan sonrası çok daha vahim.
Kendi küçük saltanatlarını sürdürebilmek için toplumun huzurunu bozmayı, insanları birbirine düşürmeyi, bölgeyi yeniden gerilim ve kavga ortamına sürüklemeyi göze alabiliyorlar.
Çünkü bilirler ki huzurlu bir toplumda yalanın pazarı daralır.
İnsanlar birbirine güvenirse kurdukları kumpas düzeni çöker.
Halk kimin çalıştığını, kimin ürettiğini, kimin gerçekten memleket derdi taşıdığını görürse yıllardır besledikleri o küçük çıkar düzeni sarsılır.
İşte korkuları bundan!
Birilerinin siyaset sahnesinde başarı göstermesi, halkın gönlünde karşılık bulması bazılarını sevindirmek yerine kıskançlıktan çatlatıyor.
“Ben neden değilim?” diye düşünmek yerine, “Onu nasıl aşağı çekerim?” hesabına düşüyorlar.
Oysa siyaset rakibinin ayağına çelme takma sanatı değildir.
Siyaset, milletin gönlünde yer kazanma yarışıdır.
Rakibini karalayarak büyüyemezsin.
İftirayla itibar kazanamazsın.
Şikayet ederek hizmet etmiş olmazsın.
Başkasının başarısını gölgeleyerek kendi başarısızlığını gizleyemezsin.
Ve en önemlisi…
Bu bölgenin huzurunu kendi ikbal hesabına kurban edemezsin.
Çünkü bu topraklar yeterince acı gördü. Yeterince gözyaşı döktü. Yeterince bedel ödedi.
Artık hiç kimsenin koltuğu, makamı veya kişisel hesabı bu toplumun huzurundan daha değerli değildir.
Koltuk geçer, makam geçer, saltanat geçer… Ama yapılan iyilik de kötülük de milletin hafızasında kalır.
O yüzden herkes ayağını denk alsın.
Yalanın da bir sonu var, iftiranın da…
Ve unutulmasın!
Çamur atarak yükseldiğini sananların son durağı, çoğu zaman attıkları çamurun içinde kalmaktır.
Ekonet Haber Taraftar Değil Haberciyiz