Orta Doğu’daki enerji krizi ABD ekonomisini sıkıştırıyor. Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş akaryakıt pompalarına yansırken, ABD Merkez Bankası Fed enflasyon baskısına karşı faiz artırdı. ABD’de dizelin galon fiyatı 6,31 dolarla tarihi zirveye çıktı.
Hürmüz Boğazı ve Babülmendep çevresindeki gelişmelerin küresel petrol arzı üzerindeki baskıyı artırması, enerji fiyatlarını yeniden dünya ekonomisinin merkezine taşıdı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ABD’de akaryakıt maliyetlerini hızla yukarı çekerken, enflasyon endişeleri de güçlendi.
Bu tabloya karşı Fed’den kritik bir adım geldi.
FED’DEN 25 BAZ PUANLIK FAİZ ARTIŞI
ABD Merkez Bankası Fed, 16 Eylül 2026’daki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti.
Bu karar, Fed’in 2023’ten bu yana gerçekleştirdiği ilk faiz artışı oldu. Kararın arkasında, hedefin üzerinde seyreden enflasyonun yanı sıra enerji fiyatlarındaki yükselişin oluşturduğu baskı da bulunuyor.
Fed Başkanı Kevin Warsh, enflasyonun hedeflenen yüzde 2 seviyesine dönmesi konusunda daha hızlı ilerleme gerektiği mesajını verdi.
FED’DEN “BİR FAİZ ARTIŞI DAHA” MESAJI
Fed’in yeni ekonomik projeksiyonları, para politikasında sıkılaşmanın tamamen sona ermediğine işaret etti.
Piyasalarda özellikle yıl sonuna kadar yeni bir faiz artışı ihtimali yakından izleniyor. Fed yetkililerinin projeksiyonlarında 2026 sonu faiz beklentisinin de yukarı yönlü revize edildiği bildirildi.
Bu durum, yüksek enerji fiyatlarının kalıcı bir enflasyon baskısına dönüşmesi halinde ABD’de borçlanma maliyetlerinin daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisini güçlendiriyor.
ABD’DE DİZEL FİYATI TARİHİ REKOR KIRDI
Enerji krizinin ABD’deki en çarpıcı yansıması ise akaryakıt pompalarında görüldü.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ülkede dizelin ulusal ortalama galon fiyatı 16 Eylül’de 6,31 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.
Dizel fiyatı yalnızca bir hafta içinde yaklaşık 37 sent yükseldi. Bir yıl önce aynı dönemde ulusal ortalama 3,70 dolar civarındaydı.
Benzinin ulusal ortalaması da 4,37 dolar seviyesine çıktı.
POMPA FİYATI SADECE SÜRÜCÜYÜ VURMUYOR
Dizeldeki yükselişin etkisi akaryakıt istasyonuyla sınırlı kalmıyor.
Kamyon taşımacılığından gıda lojistiğine, sanayiden inşaat sektörüne kadar çok sayıda alanda dizel yakıt kullanılıyor. Bu nedenle enerji maliyetlerindeki yükseliş, taşıma ve üretim giderleri üzerinden daha geniş bir fiyat baskısı oluşturabiliyor.
Başka bir ifadeyle ABD’de pompa fiyatındaki yükseliş, tüketici açısından yalnızca aracın deposunu değil, raflardaki ürünlerin maliyetini de ilgilendiriyor.
PETROL 100 DOLARIN ÜZERİNDE
Küresel piyasalarda petrol fiyatları da Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisiyle yüksek seviyelerini koruyor.
Brent petrol 100 doların üzerinde seyrederken, enerji maliyetlerindeki yükseliş küresel enflasyon açısından yeni riskler oluşturuyor.
ABD’de ağustos ayında tüketici enflasyonu yıllık yüzde 3,4 olarak gerçekleşmişti. Bu oran Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde bulunuyor.
TRUMP “PETROL FİYATLARI DÜŞECEK” DEDİ
ABD Başkanı Donald Trump ise İran’la devam eden savaşın sona ermesi halinde petrol fiyatlarının hızla gerileyebileceğini savundu.
Ancak piyasaların önündeki temel soru şu:
Enerji arzındaki baskı ne kadar sürecek ve petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyonu ne kadar daha yukarı taşıyacak?
Fed’in faiz kararı, ABD Merkez Bankası’nın enerji kaynaklı fiyat baskısını yakından izlediğini gösterirken, önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının hem enflasyon hem de faiz politikasında belirleyici başlıklardan biri olması bekleniyor.
Ekonet Haber Taraftar Değil Haberciyiz