Aziz DAĞTEKİN Yazdı
Birileri bugünlerde yeniden “Bayrak Açıyoruz” diyor.
Ne güzel…
Bayrak açmak elbette kötü bir şey değil. Bilakis, bu topraklarda bayrağın kıymetini bilen herkes için gurur verici bir görüntüdür.
Ancak insanın aklına ister istemez birkaç soru geliyor:
Hangi bayrağı açıyorsunuz?
Daha doğrusu…
Düne kadar neredeydiniz?
İYİ Parti, 19 Eylül’de Aksaray’da “Bayrak Açıyorum” adıyla bir miting düzenleyeceğini duyurdu. Mitingin Aksaray Milli İrade Meydanı’nda saat 17.30’da yapılacağı ve Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun katılacağı açıklandı. Partinin açıklamalarına göre miting, “Terörsüz Türkiye” süreci ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak anılan düzenlemeye yönelik itirazların da dile getirileceği bir siyasi buluşma olacak.
Peki…
Bayrak neden şimdi?
Elbette herkes istediği zaman bayrak açabilir.
Ama mesele sadece bayrak açmak değildir.
Mesele, bayrağın anlamına her zaman sahip çıkabilmektir.
Bayrak yerdeyken neredeydiniz?
Bayrak yakılırken, kutsal değerlerimize hakaret edilirken neredeydiniz?
Bu ülkenin evlatları şehit haberleriyle yürekleri dağlanırken neredeydiniz?
Siyasetin hesabı kitabı yapılırken, çeşitli ittifaklar ve siyasi uzlaşılar konuşulurken bayrak neden aynı yüksek sesle gündeme gelmedi?
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aynı siyasi denklemin içerisinde yürünürken…
Aynı hedeflere bakılırken…
Aynı siyasi hesapların içinde bulunulurken…
Bayrak neredeydi?
Şimdi birdenbire…
Bayrak!
Hem de mitingin adı olarak: “Bayrak Açıyorum.”
İnsan ister istemez merak ediyor: Bayrak yeni mi icat edildi?
Yoksa bayrak, siyasi gündemin ihtiyaç duyduğu zamanlarda mı daha görünür hale geliyor?
Çünkü bu ülkede bayrak seçimden seçime çıkarılan bir aksesuar değildir.
Bayrak; şehit cenazesinde omuzlara alınandır.
Bayrak; sınırda nöbet tutan Mehmetçiğin başının üstündedir.
Bayrak; okul töreninde çocuğun ellerindedir.
Bayrak; yaşlı bir annenin evinin penceresine asarken gözlerinin dolduğu emanettir.
Bayrak, “Bugün siyasi olarak işime yarıyor” denildiğinde çıkarılacak bir dekor değildir.
Bir de şu meşhur “bayram değil, seyran değil” meselesi var.
Gerçekten insan soruyor:
Bayram değil, seyran değil… Bu bayrak sevgisi neden şimdi bu kadar yüksek sesle konuşuluyor?
Elbette Aksaray’da bayrak açılmasına kimsenin itirazı olmaz.
Türk bayrağı hepimizin bayrağıdır.
Ancak siyasetin bayrak üzerinden verdiği mesajların da millet tarafından sorgulanması doğaldır.
Çünkü samimiyetin bir hafızası vardır.
Milletin hafızası vardır.
Dün nerede durulduğunu…
Kimlerle yan yana gelindiğini…
Hangi siyasi hesapların yapıldığını…
Hangi sözlerin söylendiğini…
Millet unutmaz.
Şimdi gelelim asıl meseleye.
Bu ülkenin bayrağı bir siyasi partinin mitingine ihtiyaç duymaz.
Bu bayrak zaten vardır.
Gökyüzündedir.
Kalplerdedir.
Şehitlerin mezar taşındadır.
Mehmetçiğin üniformasındadır.
Annenin duasındadır.
Çocuğun elindedir.
Ve bu bayrağın yere düşmemesi için yıllardır bedel ödeyen milyonlarca insan vardır.
Dolayısıyla mesele bayrak açmak değildir.
Mesele; Bayrağın düştüğü yerde onu kaldırabilmektir.
Bayrağın yakıldığı gün de yanında durabilmektir.
Milli meseleler siyasi gündemin dışında kaldığında da aynı hassasiyeti gösterebilmektir.
Çünkü milliyetçilik yalnızca meydanlarda yüksek sesle söylenen sözlerden ibaret değildir.
Asıl sınav, siyasi konjonktür değiştiğinde başlar.
Ülkücü hareketin yıllardır dile getirdiği temel hassasiyetlerden biri de burada ortaya çıkar:
Bu ülke bölünmeyecek.
Bu bayrak inmeyecek.
Bu ezan susmayacak.
Kim hangi siyasi hesabı yaparsa yapsın…
Kim hangi ittifakın içinde yer alırsa alsın…
Kim bugün bayrak açıp yarın başka siyasi hesapların peşine düşerse düşsün…
Bu milletin kırmızı çizgileri günlük siyasi hesaplara teslim edilemeyecek kadar değerlidir.
Çünkü bayrak üzerinden siyaset yapmak başka şeydir…
Bayrağın hakkını vermek başka şey.
Bayrak açmak kolaydır.
Asıl mesele, bayrağın altında dimdik durabilmektir.
Aksaray’da 19 Eylül’de meydan kurulacak.
Bayraklar açılacak.
Sloganlar atılacak.
Siyaset konuşulacak.
Ama asıl soru meydandaki bayrakların büyüklüğü değil.
O bayrakların temsil ettiği değerlere ne kadar sadık kalınacağıdır.
Çünkü bu bayrak siyasi hesapların değil,
Türk milletinin bayrağıdır.
Dün de bizimdi.
Bugün de bizim.
Yarın da bizim olacak.
Bayrak inmeyecek.
Ezan susmayacak.
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacak.
Bu böyle biline.
Ekonet Haber Taraftar Değil Haberciyiz