Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasasındaki fon soruşturmasına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gürlek, yaklaşık 40 milyon doların yurt dışına transfer edilmek üzereyken tespit edilerek durdurulduğunu açıkladı. Soruşturma kapsamında 63 kişi hakkında işlem yapıldığını, 4 kişinin tutuklandığını belirten Gürlek, asıl hedeflerinin mağdurların yıllarca biriktirdiği paraların geri alınmasını sağlamak olduğunu söyledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma genişliyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Birleşmiş Milletler zirvesi için bulunduğu New York’ta gazeteci Cüneyt Özdemir’in sorularını yanıtladı. Fonlardaki dikkat çekici hareketliliğin bir süredir takip edildiğini belirten Gürlek, soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği mesajını verdi.
40 milyon dolarlık transfer son anda engellendi
Soruşturmanın en dikkat çekici ayrıntılarından birini yurt dışına para transferi girişimi oluşturdu.
Gürlek, yaklaşık 40 milyon doların transfer edilmek üzereyken tespit edildiğini ve alınan tedbirlerle işlemin durdurulduğunu açıkladı.
Adalet Bakanı, soruşturma kapsamında bazı şirketlere el konulduğunu, bazı mal varlıkları hakkında ise tedbir kararları uygulandığını belirtti.
Taşınmazların devredilmesinin önüne geçmek amacıyla tapu müdürlüklerine, bankacılık işlemlerinin kontrol altına alınması için de bankalara gerekli yazıların gönderildiğini aktardı.
“Asıl amacımız vatandaşın parasını geri almasını sağlamak”
Fon mağdurlarının paralarını geri alıp alamayacağı sorusuna da yanıt veren Gürlek, soruşturmanın öncelikli hedeflerinden birinin vatandaşların mağduriyetini gidermek olduğunu söyledi.
Gürlek, yıllarca biriktirilen tasarrufların istismar edildiğine ve bazı paraların başka yerlere aktarıldığına ilişkin tespitler bulunduğunu belirterek, bu varlıkların bulunup geri kazanılması için çalışıldığını ifade etti.
Bakan Gürlek ayrıca, “Vatandaşın paralarının heba edilmesine izin vermeyiz” mesajını verdi.
Şirketlere ve mal varlıklarına tedbir
Soruşturma kapsamında bazı şirketler hakkında el koyma işlemi uygulanırken, bazı mal varlıklarına da tedbir konuldu.
Gürlek, özellikle yurt dışına para çıkarılmasının önlenmesi için hızlı hareket edildiğini söyledi.
SPK tarafından tasfiye edilen fonlarla bağlantılı yöneticilerin birinci derece yakınlarının mal varlıklarıyla ilgili de tedbir süreçlerinin işletildiğini belirten Gürlek, bankalara gerekli bildirimlerin yapıldığını kaydetti.
Soruşturma genişleyecek mi?
Fon soruşturmasının kapsamının genişleyip genişlemeyeceği yönündeki soruya ise Gürlek doğrudan “Genişler” yanıtını verdi.
Bakanın açıklamasına göre soruşturma kapsamında şu ana kadar 63 kişi hakkında işlem gerçekleştirildi. Şüpheliler arasında tutuklananlar, gözaltında bulunanlar, adli kontrol uygulananlar ve firari durumda olanlar bulunuyor.
Gürlek, şu aşamada 4 kişinin tutuklandığını açıkladı.
Üç ayrı suçlama üzerinden soruşturma
Soruşturmanın örgütlü suçlar, dolandırıcılık ve Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet kapsamında yürütüldüğünü belirten Gürlek, MASAK raporları doğrultusunda mal varlığındaki artışların ayrıca aklama suçuyla bağlantılı olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.
Bakan, sürecin SPK’nın suç duyurusu sonrasında adli boyuta taşındığını da vurguladı.
Fonlardaki anormal hareketlilik mercek altında
Gürlek, Türkiye’de milyonlarca yatırımcının bulunduğu sermaye piyasasında bazı hisse ve fonlardaki olağan dışı yükselişlerin dikkat çektiğini söyledi.
Bazı hisselerin yüzde 400, yüzde 500 hatta yüzde 5000’e varan yükselişler gösterdiğine dikkat çeken Gürlek, bu hareketlerin hayatın olağan akışı açısından sorgulanması gereken durumlar oluşturduğunu belirtti.
Bakan, özellikle bir şirketin merkezi bulunmamasına rağmen piyasa değerinin Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında yer alan Türk Hava Yolları ve ASELSAN’ın değerini aşmasının dikkat çekici olduğunu söyledi.
“Başsavcılık tek başına soruşturma başlatamıyor”
Gürlek, sermaye piyasasındaki manipülasyon iddialarına ilişkin önemli bir hukuki ayrıntıya da dikkat çekti.
Sermaye piyasası suçları bakımından SPK’nın soruşturma sürecindeki rolünün belirleyici olduğunu belirten Gürlek, savcılığın her durumda doğrudan soruşturma başlatamadığını ifade etti.
SPK’nın kendi tespitleri üzerine veya savcılık tarafından bildirilen hususlar doğrultusunda inceleme yapabildiğini, gerekli görülmesi halinde suç duyurusunda bulunabildiğini aktardı.
Fonlar son iki yılda daha fazla gündemde
Adalet Bakanı, fonlara ilişkin hareketliliğin özellikle son iki yılda belirgin şekilde arttığını söyledi.
Daha önce sermaye piyasasında manipülasyonların ağırlıklı olarak “tahtacı” olarak nitelendirilen kişiler üzerinden yürütüldüğünü anlatan Gürlek, yeni dönemde fonların da ciddi şekilde mercek altına alındığını belirtti.
Vatandaşlardan gelen şikayetlerin ve sosyal medyadaki yoğun tartışmaların da takip sürecinde dikkate alındığını ifade etti.
İstanbul Başsavcılığında özel birim kurulmuş
Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde sermaye piyasası suçlarına yönelik özel bir çalışma birimi oluşturduklarını açıkladı.
Bu birimde, teknik niteliği yüksek olan sermaye piyasası suçları konusunda uzman savcıların görev yaptığını belirten Gürlek, manipülasyon iddialarının teknik inceleme gerektirdiğini söyledi.
Fon soruşturmasında gözler paraların akıbetinde
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında en kritik başlıklardan biri, mağdurların yatırdığı paraların hangi kanallara aktarıldığının belirlenmesi ve tespit edilen varlıkların korunması olacak.
Yaklaşık 40 milyon dolarlık transfer girişiminin engellenmiş olması, soruşturmanın yalnızca sermaye piyasasındaki işlemlerle sınırlı kalmadığını; şirketler, mal varlıkları, banka hesapları ve yurt dışı para hareketlerinin de inceleme altında olduğunu gösteriyor.
Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamalarına göre soruşturma devam ederken yeni şüpheliler, yeni mal varlıkları ve yeni para transferlerinin dosyaya dahil edilmesi ihtimali bulunuyor.
Ekonet Haber Taraftar Değil Haberciyiz