Süresiz nafaka dönemi sona eriyor: 2027’de yeni dönem başlıyor

Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmesiyle nafakada yeni dönem için geri sayım başladı. Kararın yürürlüğe gireceği 2027 yılına kadar Meclis’in yeni bir yasal çerçeve oluşturması gerekiyor. Masada ise nafakanın evlilik süresine bağlanmasından istisnai durumlarda süresiz devam etmesine kadar 5 farklı model bulunuyor.

Yoksulluk nafakasında yıllardır süren “süresiz nafaka” tartışması, Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla yeni bir aşamaya girdi.

AYM, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan ve yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebilmesine imkan veren ibareyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

Ancak bu karar, nafakanın tamamen kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Mahkeme, mevcut sistemdeki süresizliğe ilişkin düzenlemeyi iptal ederken yasama organına yeni bir düzenleme yapabilmesi için süre tanıdı.

YENİ DÜZENLEME İÇİN SON TARİH 2027

AYM’nin iptal kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

İptal hükmü, yasama organının yeni düzenlemeyi hazırlayabilmesi amacıyla yaklaşık 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek.

Bu tarihe kadar mevcut yasal hüküm uygulanmaya devam edecek.

Dolayısıyla bugün itibarıyla “nafaka tamamen kaldırıldı” ya da “mevcut nafakalar sona erdi” şeklindeki değerlendirmeler, kararın kapsamını yansıtmıyor.

NAFAKA KALKMIYOR, SÜRESİ YENİDEN BELİRLENECEK

AYM’nin kararıyla ortadan kaldırılan şey nafaka kurumunun kendisi değil.

Asıl değişiklik, yoksulluk nafakasının kanunda herhangi bir süre sınırı bulunmadan “süresiz” biçimde düzenlenmesiyle ilgili.

Yeni sistemde nafakanın hangi süreyle ödeneceği, hangi şartlarda devam edeceği ve hangi durumlarda sona ereceği Meclis’in yapacağı düzenlemeyle yeniden şekillenecek.

ESKİ NAFAKA KARARLARI OTOMATİK OLARAK SONA ERMİYOR

Kararın önemli noktalarından biri de geçmişte verilmiş nafaka kararları.

AYM’nin iptal kararı, daha önce bağlanmış nafakaların Resmi Gazete’deki yayımla birlikte kendiliğinden ortadan kalkması sonucunu doğurmuyor.

Mevcut hukukta nafakanın sona ermesine ilişkin farklı hükümler bulunuyor.

Örneğin alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi halinde irat şeklindeki nafaka kendiliğinden sona erebiliyor.

Bunun dışında yoksulluğun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürme veya evlilik birliği devam ediyormuş gibi fiilen birlikte yaşama gibi durumlarda nafakanın kaldırılması, Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümlerindeki şartlara bağlı.

ÇOCUK NAFAKASI BU KARARIN DIŞINDA

AYM’nin iptal kararı iştirak nafakasını, yani çocuk için ödenen nafakayı kapsamıyor.

Değişikliğin odağında boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek eşe bağlanan yoksulluk nafakası bulunuyor.

Bu nedenle yeni tartışmanın çocuk için ödenen nafakayla karıştırılmaması gerekiyor.

HAKİMİN ÖNÜNE DAHA FAZLA KRİTER GELEBİLİR

AYM’nin gerekçesinde nafaka konusunda değerlendirme yapılırken tarafların somut koşullarının dikkate alınmasına işaret ediliyor.

Evliliğin süresi, tarafların yaşı, ekonomik ve sosyal durumları ve çalışma imkanları gibi unsurların yeni sistemin belirlenmesinde rol oynaması bekleniyor.

Bu yaklaşım, herkese aynı sürenin uygulandığı tek tip bir sistem yerine, tarafların durumlarına göre şekillenen bir nafaka modelinin tartışılmasına yol açtı.

MECLİS’İN ÖNÜNDE 5 FARKLI FORMÜL BULUNUYOR

Yeni yasal düzenlemenin nasıl yapılacağı henüz kesinleşmiş değil.

Ancak AYM kararının ardından tartışılan modellerin başında şu seçenekler geliyor:

1. NAFAKA EVLİLİK SÜRESİNE BAĞLANABİLİR

İlk modelde nafakanın süresi, evliliğin süresiyle ilişkilendirilebilir.

Buna göre kısa süreli evliliklerde daha kısa, uzun süreli evliliklerde ise daha uzun süreli nafaka öngörülebilir.

Bu modelde nafakanın süresinin belirlenmesinde doğrudan evlilik süresi esas alınmış olacak.

2. KADEMELİ SÜRE MODELİ UYGULANABİLİR

İkinci ihtimalde kanunda farklı süre seçenekleri belirlenebilir.

Hakim; evliliğin süresi, tarafların yaşı, ekonomik koşulları ve çalışma imkanları gibi kriterleri değerlendirerek belirlenen sürelerden birine karar verebilir.

Böylece nafaka süresi her dosyada aynı olmayabilir.

3. NAFAKA İÇİN DOĞRUDAN SÜRE SINIRI GETİRİLEBİLİR

Bir başka formülde nafaka, evlilik süresine veya kanunda belirlenen sabit bir süreye bağlanabilir.

Bu durumda nafakanın kendiliğinden ve belirsiz süreyle devam etmesinin önüne geçilmesi amaçlanabilir.

4. BELİRLİ SÜRE SONRA YENİDEN İNCELEME YAPILABİLİR

Bir diğer modelde nafaka başlangıçta belirli bir süre için bağlanabilir.

Bu sürenin sonunda tarafların ekonomik ve sosyal şartları yeniden değerlendirilebilir.

İhtiyaç devam ediyorsa nafakanın sürdürülmesi, koşullar değişmişse azaltılması veya kaldırılması gündeme gelebilir.

5. İSTİSNAİ DURUMLARDA SÜRESİZ NAFAKA KORUNABİLİR

Masadaki bir başka seçenek ise belirli özel durumlarda nafakanın süresiz devam edebilmesine imkan tanınması.

İleri yaş, çalışma imkanının bulunmaması veya kişinin kendi geçimini sağlayamayacak durumda olması gibi koşulların bu kapsamda değerlendirilmesi tartışılıyor.

Ancak bu modelin kapsamı, uygulanacağı şartlar ve süre sınırları henüz kesinleşmiş değil.

ASIL KRİTİK TARİH: 30 HAZİRAN 2027

Şimdi gözler Meclis’e çevrilmiş durumda.

Yaklaşık dokuz aylık süreç içerisinde yeni yasal çerçevenin hazırlanması gerekiyor. Bu süreçte hangi kriterlerin esas alınacağı, nafakanın ne kadar süreyle ödeneceği ve istisnai durumların nasıl düzenleneceği netleşecek.

AYM’nin kararıyla birlikte tartışmanın merkezindeki soru artık yalnızca “süresiz nafaka olacak mı?” değil.

Asıl soru, “Yeni nafaka sistemi hangi şartlara ve hangi süreye bağlanacak?”

Kesin cevap ise Meclis’te hazırlanacak ve yasalaşacak düzenlemeyle ortaya çıkacak.

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Ekonet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

MSB Duyurdu: Başika Üssü Irak’a Devrediliyor

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin 2015’ten bu yana kullandığı Başika-Zilkan Yerleşkesi için kritik kararı açıkladı. Yerleşke, …

Bir yanıt yazın