Rusya’nın Etkisi Geriliyor, Türk Savunma Sanayisi Orta Asya’da Güçleniyor

Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Avrasya’daki dengeler yeniden şekillenirken, Orta Asya ülkelerinin güvenlik ve savunma alanındaki tercihleri de değişiyor. Kazakistan merkezli Altyn-Orda’nın analizine göre bölge ülkeleri, Rusya’ya olan savunma bağımlılığını azaltarak Türkiye başta olmak üzere farklı aktörlerle işbirliğini genişletiyor.

Bu değişimin yalnızca askeri alanla sınırlı olmadığı, Orta Asya, Hazar Denizi, Güney Kafkasya ve Türkiye’yi birbirine bağlayan ekonomik ve stratejik hattın da giderek önem kazandığı değerlendiriliyor.

ORTA KORİDOR STRATEJİK ÖNEM KAZANIYOR

Söz konusu dönüşümün merkezinde Orta Koridor bulunuyor. Kazakistan’dan başlayan güzergâh, Hazar Denizi üzerinden Azerbaycan’a, ardından Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşıyor.

Aktau, Kuryk ve Bakü limanlarıyla birlikte demiryolu ağları, enerji ve petrol boru hatları, haberleşme altyapısı ve diğer kritik ulaşım bağlantıları bu hattın stratejik değerini artırıyor.

Koridordan geçen ticaret hacminin ve enerji akışının büyümesi, bölgeye yönelik yatırımların artmasıyla birlikte güzergâhın güvenliği de daha kritik hale geliyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde ülkelerin askeri koordinasyonu, hava savunma sistemlerinin entegrasyonu, insansız araçlar, istihbarat paylaşımı, siber güvenlik ve kritik altyapıların korunması gibi başlıkların daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor.

AZERBAYCAN’DAN ORTAK TATBİKAT ÇAĞRISI

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri arasında ortak askeri tatbikatlar yapılması yönündeki önerisi de bölgesel güvenlik işbirliğinin dikkat çeken adımlarından biri olarak öne çıkıyor.

Temmuz ayında Azerbaycan’da düzenlenen “Birlik Gücü 2026” askeri tatbikatlarına ilişkin hazırlık konferansında Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan, Pakistan ve İran’dan askeri temsilciler bir araya geldi.

Toplantılarda silahlı kuvvetlerin birlikte hareket edebilme kabiliyetinin geliştirilmesi, askeri deneyim paylaşımı ve bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi konuları ele alındı.

Bu gelişmeler, bölge ülkeleri arasındaki askeri ilişkilerin artık yalnızca ikili anlaşmalar üzerinden ilerlemediğini gösteriyor.

RUSYA MERKEZLİ GÜVENLİK ANLAYIŞI SORGULANIYOR

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Orta Asya’daki güvenlik düzeni uzun yıllar büyük ölçüde Rusya’nın etkisi altında kaldı. Kazakistan ve Kırgızistan’ın Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’ndeki üyelikleri devam ederken, Moskova’nın bölgedeki askeri varlığı da sürüyor.

Ancak Ukrayna savaşı, Rusya’nın Avrasya’daki güvenlik sağlayıcı rolüne ilişkin değerlendirmeleri değiştirdi. Bölge ülkeleri son yıllarda dış politika ve güvenlik ilişkilerini daha fazla çeşitlendirmeye başladı.

Kazakistan ve Özbekistan başta olmak üzere Orta Asya ülkeleri; Çin, Türkiye, Avrupa Birliği, ABD ve Güney Kafkasya ülkeleriyle ilişkilerini geliştirerek Rusya’ya olan tek yönlü bağımlılıklarını azaltmaya çalışıyor.

Afganistan kaynaklı güvenlik sorunları, terörizm, sınır aşan suçlar, siber saldırılar ve enerji ile ulaşım hatlarına yönelik tehditler ise bölge ülkelerini yeni güvenlik işbirliklerine yönelten başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ İÇİN YENİ PAZAR

Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişi, Orta Asya’daki bu dönüşümün önemli unsurlarından biri olarak gösteriliyor.

Azerbaycan’ın Türk savunma teknolojilerinden etkin biçimde yararlanması, Ankara ile Bakü arasındaki askeri işbirliğinin yanı sıra Kazakistan ve Özbekistan’la geliştirilen savunma ilişkileri de Türkiye’nin bölgedeki konumunu güçlendiriyor.

Türk savunma sanayisinin insansız hava araçları, zırhlı araçlar, mühimmat, haberleşme sistemleri ve askeri eğitim alanlarındaki kapasitesinin, Orta Asya ülkelerinin Rusya merkezli savunma tedarikine olan bağımlılığını zaman içerisinde azaltabileceği değerlendiriliyor.

ORTA ASYA KENDİ GÜVENLİK GÜCÜNÜ OLUŞTURABİLİR

Bölgesel güvenlik yapılanmasının Rusya, Çin veya İran’a karşı kurulmasından ziyade, bölge ülkelerinin kendi güvenlik sorumluluklarını daha fazla üstlenmesini amaçlayan bir model olması bekleniyor.

Bu çerçevede Türkiye; savunma teknolojileri, askeri eğitim, operasyonel deneyim ve savunma sanayisi kapasitesi açısından bölge ülkeleri için önemli bir ortak konumunda bulunuyor.

Tien Şan Dağları’ndan Kazakistan ve Hazar Denizi üzerinden Azerbaycan ve Türkiye’ye uzanan stratejik hat, önümüzdeki yıllarda yalnızca ticaret ve enerji koridoru olarak değil, kendi güvenlik mekanizmalarını geliştiren bağımsız bir bölgesel güç alanı olarak da önem kazanabilir.

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Ekonet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Petrol Şoku Kapıda: İran Krizi Küresel Ekonomiyi Tehdit Ediyor

ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırım hamlesi, yalnızca Tahran yönetimini değil, küresel ekonomiyi de ciddi bir …

Bir yanıt yazın