EDİTÖR’DEN
Şimdi herkes aynı şeyi soruyor: Yargılanacaklar mı?
Şafak operasyonu yapılacak mı?
Kapılar sabaha karşı çalınacak mı?
Yoksa yine bildik hikâye mi?
Garibana başka.
Güçlüye başka.
Siyasetçiye başka.
Bürokrata başka.
Böyle hukuk olur mu?
Olmaz.
Son günlerde Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkında çok ciddi iddialar gündemde.
163 milyon liralık yatırım iddiası var.
2 milyar 170 milyon liralık satış iddiası var.
İşlemlerin zamanlamasına ilişkin sorular var.
Ve şimdi savcılığın çiftin malvarlığına ilişkin tedbir talebinde bulunduğu haberleri var.
O halde soru basit: Bu dosya nereye kadar gidecek?
Sadece istifaya mı?
Yoksa adliyeye kadar mı?
İSTİFA YETMEZ
Bir siyasetçi istifa edebilir.
Bu siyasi sorumluluktur.
Ama hukuk başka bir şeydir.
Hukuk delile bakar.
Paraya bakar.
Hesaba bakar.
İşleme bakar.
Zamana bakar.
Bağlantıya bakar.
Varsa suç ortaya çıkar.
Yoksa dosya kapanır.
Bu kadar basit.
Kimse peşinen suçlu değildir.
Ama hiç kimse de siyasi kimliği nedeniyle dokunulmaz değildir.
İşte asıl mesele burada.
ŞAFAK OPERASYONU SADECE GARİBANA MI?
Türkiye bunu daha önce çok gördü.
Sabahın köründe kapılar çalındı.
İnsanlar gözaltına alındı.
Dosyalar açıldı.
Tutuklamalar yapıldı.
Peki şimdi?
Aynı hukuk herkese uygulanacak mı?
Yoksa bazı isimlerin kapısında hukuk durup bekleyecek mi?
Bunu millet görmek istiyor.
Çünkü “temiz eller” deniyorsa…
Elin sahibine bakılmaz.
Kirliyse temizlenir.
Kim olursa olsun.
FETÖ KONUSUNDA DA AYNI SORU
Devlete sızan yapılar meselesi yeni değil.
FETÖ bunun en ağır örneğiydi.
Devletin içine nasıl yerleştikleri yıllarca konuşuldu.
Kimlerin referans olduğu konuşuldu.
Kimlerin önünü açtığı konuşuldu.
Kimlerin yükselttiği konuşuldu.
Kimlerin koruduğu konuşuldu.
Bugün de aynı soru soruluyor:
Devletin içinde başka yapılar var mı?
Belediyelerde var mı?
Kamu kurumlarında var mı?
Siyasi partilerde var mı?
Vakıflarda var mı?
Derneklerde var mı?
Cemaat yapılanmalarında var mı?
Varsa ortaya çıkarılsın.
Ama bakın.
Bir cemaatte bulunmak suç değildir.
Bir derneğe üye olmak suç değildir.
Bir siyasi partiye üye olmak suç değildir.
Suç varsa suçtur.
Örgütlü suç varsa örgütlü suçtur.
Devletin makamını örgütsel çıkar için kullanmak varsa bunun adı da bellidir.
“SAĞIR SULTAN BİLİYOR” DİYENLERE…
İşte burada insanın aklına şu geliyor:
Madem herkes biliyor, neden kimse harekete geçmiyor?
“Şurada şu yapı var.”
“Burada şu isim var.”
“Şu kurum şu grubun elinde.”
“Bu belediyede şu ekip hâkim.”
Bunları yıllardır duyuyoruz.
Dedikodu çok.
Belge nerede?
Delil nerede?
Soruşturma nerede?
Çünkü devlet dedikoduyla yönetilmez.
Devlet delille hareket eder.
Ama ciddi bir ihbar varsa da üzerine gider.
Araştırır.
İnceler.
Soruşturur.
Sonucunu açıklar.
TEMİZ ELLER HERKESE
Şimdi sıra burada.
Gerçekten temiz eller operasyonu yapılacaksa…
Herkese yapılmalı.
İktidara da.
Muhalefete de.
Bakan eskisine de.
Milletvekiline de.
Bürokrata da.
Belediyeye de.
Parti yöneticisine de.
Devlet memuruna da.
Kimsenin siyasi kimliği soruşturmanın önüne geçmemeli.
Kimsenin makamı zırh olmamalı.
Kimsenin bağlantısı kalkan olmamalı.
SİYASET TEMİZE ÇIKMALI
Siyaset kirlenirse devlet zarar görür.
Devlet zarar görürse vatandaş zarar görür.
O nedenle mesele sadece Fatma Betül Sayan Kaya meselesi değildir.
Mesele sistem meselesidir.
Siyasete kimler giriyor?
Kimler yükseliyor?
Kimler kimi referans gösteriyor?
Kimler hangi kapıları açıyor?
Kimler hangi makamlara taşınıyor?
Kimler kamu kaynaklarına erişiyor?
Kimler devletin kritik noktalarına ulaşıyor?
Bunların hepsi araştırılmalı.
APARAT MESELESİ
Adı ne olursa olsun…
Cemaat.
Vakıf.
Dernek.
Siyasi yapı.
Lobi.
Sivil toplum.
Her neyse…
Eğer devlet içinde hukuka aykırı bir yapılanma varsa temizlenmeli.
Eğer siyasi partiye sızıp devlet imkânlarını örgütsel çıkar için kullanan bir yapı varsa tasfiye edilmeli.
Eğer suç varsa cezası verilmeli.
Ama yine söylüyorum:
İsimlere değil, delillere bakılmalı.
Çünkü adaletin ölçüsü budur.
ŞİMDİ TOPLUMUN BEKLEDİĞİ CEVAP
Fatma Betül Sayan Kaya istifa etti.
Peki şimdi?
Yargı ne yapacak?
İddialar araştırılacak mı?
Para trafiği incelenecek mi?
163 milyon liranın kaynağı araştırılacak mı?
İşlemlerin zamanlaması incelenecek mi?
Varsa bağlantılar ortaya çıkarılacak mı?
Ve varsa suç…
Hesabı sorulacak mı?
İşte Türkiye bunun cevabını bekliyor.
Çünkü artık kimsenin sabrı kalmadı.
Temiz eller operasyonu olacaksa olsun.
Ama gerçekten temiz olsun.
Birilerinin elini yıkayıp diğerinin elini görmezden gelen bir operasyon olmasın.
Hukuk bir gün herkese lazımdır.
Bugün başkasına dokunan hukuk…
Yarın sana da dokunabilir.
O yüzden:
Ne siyasi intikam.
Ne siyasi koruma.
Sadece hukuk.
Sadece adalet.
Sadece eşitlik.
Ve son soru: Şafak operasyonu bu kez kimin kapısını çalacak?
Yoksa yine bazı kapıların zili hiç çalmayacak mı?
Ekonet Haber Taraftar Değil Haberciyiz