İngiliz The Economist dergisinde yayımlanan Orta Doğu analizinde, ABD’nin bölgedeki geleneksel ağırlığının gerilediği değerlendirilirken, ortaya çıkabilecek yeni güç denkleminde Türkiye, İran ve İsrail öne çıkan aktörler arasında gösterildi. Analizde Türkiye’nin özellikle Arap ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler, Suriye’deki etkisi ve savunma sanayisindeki yükselişi dikkat çekti.
Orta Doğu’da savaşlar, ittifaklar ve bölgesel güç mücadeleleri devam ederken, uluslararası basında bölgenin geleceğine ilişkin dikkat çekici analizler yayımlanmaya devam ediyor.
İngiliz The Economist, son analizinde ABD’nin Orta Doğu’daki konumunu ve Washington’ın bölgedeki etkisinin geleceğini mercek altına aldı. Analizde, ABD’nin bölgedeki geleneksel düzen kurucu rolünün zayıfladığı ve bunun Orta Doğu’da yeni bir güç dengesi oluşturabileceği savunuldu.
ABD’NİN BÖLGEDEKİ AĞIRLIĞI TARTIŞILIYOR
The Economist’in analizinde, ABD’nin Orta Doğu’daki mevcut savaş ve krizler nedeniyle bölgede sıkıştığı değerlendirmesi yapıldı.
Analizin temel iddiasına göre, ABD’nin bölgedeki ağırlığının azalması halinde Orta Doğu’daki güç dengeleri yeniden şekillenebilir.
Bu tabloda Türkiye, İran ve İsrail bölgesel ağırlığı bulunan üç önemli aktör olarak öne çıkarıldı.
Ancak üç ülkenin bölgesel hedeflerinin ve önceliklerinin birbirinden farklı olduğuna da dikkat çekildi.
TÜRKİYE’NİN ARAP DÜNYASIYLA İLİŞKİLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Analizde Türkiye açısından dikkat çeken başlıklardan biri, Ankara’nın son dönemde Arap ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler oldu.
Türkiye’nin yalnızca siyasi ilişkiler üzerinden değil; ticaret, savunma sanayisi, enerji, ulaştırma ve güvenlik başlıkları üzerinden de bölgedeki etkinliğini artırdığına işaret edildi.
The Economist’in değerlendirmesinde Türkiye’nin özellikle ekonomik ve savunma alanlarındaki kapasitesini bölgesel ilişkilerinde bir araç olarak kullandığı vurgulandı.
SURİYE’DE ANKARA’NIN ETKİSİ
Analizin önemli başlıklarından biri de Suriye oldu.
Esad yönetiminin sona ermesinin ardından Suriye’de yeni bir siyasi ve güvenlik düzeni kurulmaya çalışılırken, Türkiye’nin yeni yönetim üzerindeki etkisine dikkat çekildi.
The Economist, Türkiye’nin Suriye’deki yeni yönetimin başlıca destekçilerinden biri olduğunu ve Ankara’nın bölgedeki gelişmeler açısından önemli bir aktör haline geldiğini belirtti.
Bu durum, Türkiye’nin Suriye sınırının ötesindeki gelişmeler üzerindeki etkisini de Orta Doğu’daki yeni güç denkleminde önemli bir başlık haline getiriyor.
IRAK, TİCARET YOLLARI VE SU DOSYASI
Türkiye’nin Irak’la ilişkileri de analizde ayrı bir başlık olarak ele alındı.
Ankara-Bağdat hattında ticaret yolları, su kaynakları ve güvenlik alanlarındaki iş birliğinin Türkiye’nin bölgesel bağlantılarını güçlendirdiğine dikkat çekildi.
Bu çerçevede Türkiye’nin yalnızca askeri kapasitesiyle değil, ekonomik ve ticari bağlantılarıyla da bölgesel etkisini artırmaya çalıştığı değerlendirmesi öne çıkıyor.
SAVUNMA SANAYİSİ TÜRKİYE’NİN ELİNİ GÜÇLENDİRİYOR
The Economist’in analizinde Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimi de özellikle vurgulandı.
Türkiye’nin savunma ürünleri ihracatındaki yükselişinin, Ankara’nın bölge ülkeleriyle kurduğu ilişkiler açısından yeni imkanlar oluşturduğu belirtildi.
Analizde Türkiye’nin dış politikasının yalnızca ideolojik eksende okunamayacağı, Ankara’nın ekonomik ve stratejik çıkarlar doğrultusunda farklı aktörlerle ilişkiler geliştiren daha pragmatik bir yaklaşım izlediği değerlendirmesine yer verildi.
ORTA DOĞU’DA YENİ DÖNEM MESAJI
The Economist’in analizi, Orta Doğu’da tek bir dış gücün belirleyici olduğu dönemin değişebileceğine ilişkin değerlendirmesiyle dikkat çekiyor.
ABD’nin bölgedeki etkisinin azalması halinde ortaya çıkabilecek yeni tabloda Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi konum, askeri kapasite, savunma sanayisi, ticaret bağlantıları ve Arap ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler Ankara’nın önemini artırabilecek unsurlar arasında sıralanıyor.
Ancak analiz, bunun Türkiye’nin bölgede tek başına belirleyici güç haline geleceği anlamına gelmediğine de işaret eden karmaşık bir tablo çiziyor. İran ve İsrail’in de önemli bölgesel güçler olduğu, bu aktörler arasındaki rekabetin yeni Orta Doğu düzeninin şekillenmesinde etkili olacağı belirtiliyor.
Ekonet Haber Taraftar Değil Haberciyiz